Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/5776 K.2011/30135
Özet: Mahkeme, tehdit suçundan verilen adli para cezasını 317. maddeye göre REDDİNE, hakaret suçunun zamanaşımı nedeniyle 322. maddeye istinaden DÜŞMESİNE ve mala zarar verme suçundan kurulan hükmü hatalı ilan ederek 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle BOZULMASINA karar verdi.
Mahkemesi: Çocuk Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme, hakaret, tehdit
Hüküm: 1- 765 sayılı TCK’nun 482/2, 273/1, 55/3, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2- 5237 sayılı TCK’nun 106/1, 31/3, 50/1-a-3, 52/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3-765 sayılı TCK’nun 516/3, 55/3, 72, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Hükmolunan adli para cezasının miktarı ve 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinde belirlenen temyiz sınırı karşısında hükmün kesin olması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanığa yüklenen hakaret suçunun temas ettiği 765 sayılı TCK'nın 482/2. maddesinde öngörülen cezanın süresi itibariyle, anılan Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen zamanaşımının, suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesine istinaden davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Meydana gelen zarar miktarı suç tarihi itibariyle pek hafif olmasına karşı, sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Mala zarar verme, hakaret, tehdit
Hüküm: 1- 765 sayılı TCK’nun 482/2, 273/1, 55/3, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2- 5237 sayılı TCK’nun 106/1, 31/3, 50/1-a-3, 52/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3-765 sayılı TCK’nun 516/3, 55/3, 72, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Hükmolunan adli para cezasının miktarı ve 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinde belirlenen temyiz sınırı karşısında hükmün kesin olması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanığa yüklenen hakaret suçunun temas ettiği 765 sayılı TCK'nın 482/2. maddesinde öngörülen cezanın süresi itibariyle, anılan Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen zamanaşımının, suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesine istinaden davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Meydana gelen zarar miktarı suç tarihi itibariyle pek hafif olmasına karşı, sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 522. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.