Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/16213 K.2012/4572
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Mala zarar verme, hakaret, tehdit, görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm: 1-Sanık ... hakkında;
a- TCK'nın 152/1-a, 62, 63, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
b-TCK'nın 125/1-4, 129/3, 62, 52/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet (280 TL adli para cezası, 2 kez)
2- Sanık ... hakkında; TCK'nın 106/2-a, 29, 62, 53, 51/1-3, 54. maddeleri uyarınca mahkumiyet, müsadere
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında hakaret suçundan hükmolunan adli para cezalarının miktarı ve 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesindeki temyiz sınırı, karşısında, kararların kesin olması nedeniyle sanık ... müdafiinin temyiz talebinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyizde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyize gelince;
Kalabalık bir grupla birlikte evine doğru hakaret ve tehdit ederek gelen gruba karşı ''elimde tüfek var, üzerime gelmeyin, beni tehdit etmeyin, ben de kendimi savunurum'' şeklindeki sözlerle kendisine ve eşine yönelmiş haksız bir saldırıyı önlemeye yönelik olarak av tüfeğini yöneltmesi fiilinin meşru savunma sınırları kapsamında kaldığı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı maddeler uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve malen sorumlu Derya İnegöllü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.04.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY;
Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde;
Katılan ile sanığın komşu oldukları, sanığın evinin balkonunda oturduğu sırada küçük yaştaki katılanın bahçede sanığa ait köpekle oynarken arkadaşlarına hitaben "bu köpeğin kafasını patlatayım mı?" demesi üzerine, bunu duyan sanığın "ben senin kafanı patlatırım" dediği, katılanın sanığa küfretmesi nedeniyle sanığın balkondan bahçeye indiği onun da katılana küfrettiği, katılanın sanığa bıçak çekmesi nedeniyle sanığın eline çapayı alarak katılanı kovaladığı, aradan kısa bir süre geçtikten sonra katılanın yanında bir grup arkadaşıyla sanığın evinin önüne geldiği, sanık balkonda iken tarafların karşılıklı olarak küfürleştikleri, sanığın evinin içinden av tüfeğini alarak kendi ikrarı ile sabit olduğu üzere korkutmak maksadıyla orada bulunanlara yukarı kaldırarak gösterdiği, silahla tehdit suçunda suçun oluşumu için tehdit içeren bir söz söyleme zorunluluğu bulunmadığı gibi önce söz ile katılanı ölümle tehdit edip akabinde silah teşhir eden sanığın bir bütün halinde tahrik altında silahla tehdit suçunu işlediğinin kabulü gerektiği, karşılıklı kavgada, katılanın onsekiz yaşından küçük olması ve sanıkla aralarında bir husumetin bulunmaması, olayın meskun mahalde meydana gelmesi, polislerin hemen olay yerine gelip müdahale etmeleri dikkate alındığında; olayda meşru müdafanın saldırı ve savunmaya ilişkin koşullarının bulunmadığı görüşünde olduğumdan, sabıkasız sanık hakkında maddi zarar bulunmayan tehdit suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun fiilin meşru savunma sınırları kapsamında kaldığına ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Suç: Mala zarar verme, hakaret, tehdit, görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm: 1-Sanık ... hakkında;
a- TCK'nın 152/1-a, 62, 63, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
b-TCK'nın 125/1-4, 129/3, 62, 52/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet (280 TL adli para cezası, 2 kez)
2- Sanık ... hakkında; TCK'nın 106/2-a, 29, 62, 53, 51/1-3, 54. maddeleri uyarınca mahkumiyet, müsadere
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında hakaret suçundan hükmolunan adli para cezalarının miktarı ve 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesindeki temyiz sınırı, karşısında, kararların kesin olması nedeniyle sanık ... müdafiinin temyiz talebinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyizde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyize gelince;
Kalabalık bir grupla birlikte evine doğru hakaret ve tehdit ederek gelen gruba karşı ''elimde tüfek var, üzerime gelmeyin, beni tehdit etmeyin, ben de kendimi savunurum'' şeklindeki sözlerle kendisine ve eşine yönelmiş haksız bir saldırıyı önlemeye yönelik olarak av tüfeğini yöneltmesi fiilinin meşru savunma sınırları kapsamında kaldığı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı maddeler uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve malen sorumlu Derya İnegöllü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.04.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY;
Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde;
Katılan ile sanığın komşu oldukları, sanığın evinin balkonunda oturduğu sırada küçük yaştaki katılanın bahçede sanığa ait köpekle oynarken arkadaşlarına hitaben "bu köpeğin kafasını patlatayım mı?" demesi üzerine, bunu duyan sanığın "ben senin kafanı patlatırım" dediği, katılanın sanığa küfretmesi nedeniyle sanığın balkondan bahçeye indiği onun da katılana küfrettiği, katılanın sanığa bıçak çekmesi nedeniyle sanığın eline çapayı alarak katılanı kovaladığı, aradan kısa bir süre geçtikten sonra katılanın yanında bir grup arkadaşıyla sanığın evinin önüne geldiği, sanık balkonda iken tarafların karşılıklı olarak küfürleştikleri, sanığın evinin içinden av tüfeğini alarak kendi ikrarı ile sabit olduğu üzere korkutmak maksadıyla orada bulunanlara yukarı kaldırarak gösterdiği, silahla tehdit suçunda suçun oluşumu için tehdit içeren bir söz söyleme zorunluluğu bulunmadığı gibi önce söz ile katılanı ölümle tehdit edip akabinde silah teşhir eden sanığın bir bütün halinde tahrik altında silahla tehdit suçunu işlediğinin kabulü gerektiği, karşılıklı kavgada, katılanın onsekiz yaşından küçük olması ve sanıkla aralarında bir husumetin bulunmaması, olayın meskun mahalde meydana gelmesi, polislerin hemen olay yerine gelip müdahale etmeleri dikkate alındığında; olayda meşru müdafanın saldırı ve savunmaya ilişkin koşullarının bulunmadığı görüşünde olduğumdan, sabıkasız sanık hakkında maddi zarar bulunmayan tehdit suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun fiilin meşru savunma sınırları kapsamında kaldığına ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.