Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/29210 K.2013/26876
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve mala zarar verme
HÜKÜM: -Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan hükümlülük, erteleme ve müsadere;
-Sanık ... hakkında genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve mala zarar verme suçlarından hükümlülük ve erteleme
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Katılan vekilinin sanık ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde:
Suçtan doğrudan zarar görmeyen şikayetçinin davaya katılma hakkının bulunmadığı ve buna rağmen verilen katılma kararı da hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden, şikayetçi vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),
II- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Oluşa, tanık beyanlarına, olay yeri görgü tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna yönelik mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1/a) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre katılan vekilinin, bir sebebe dayanmayan, sanığın ise suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi uyarınca, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı yasanın 53/1. fıkrasının uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına yönelik bölümün çıkarılması suretiyle hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
III- Sanık ... hakkında mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde:
Sanık hakkında TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrası uyarınca temel ceza 6 aydan 3 yıla kadar tayin edilebileceği gözetilmeden alt sınırın altında 3 ay olarak belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın çıkan tartışma sırasında üzerindeki taşıma ruhsatlı silahını çıkarıp kimlikleri belirlenemeyen karşı gruba göstermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılmaması aleyhe temyiz olmadığından ve tanık beyanları, olay yeri görgü tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre sanığın mala zarar verme suçunu işlediğinin sabit olduğuna yönelik mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1/a-b) nolu bozma düşüncelerine de iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan, sanık müdafiilerinin ise suçların sabit olmadığına, eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına ve zoralıma yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak:
1- Mala zarar verme suçu açısından;
a- Sanık müdafiinin 19.10.2011 tarihli duruşmada lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteğinin 5237 sayılı TCK.nun 50/1. madde ve fıkrasındaki paraya ya da seçenek yaptırımlara çevrilme talebini de kapsadığı halde, bu konuda bir karar verilmemesi,
b- 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi uyarınca, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı yasanın 53/1. fıkrasının uygulanmayacağının gözetilmemesi,
2- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu açısından;
a- Adli sicil kaydı bulunmayan sanığın, üzerine atılı suçun maddi zarar doğurmaya elverişli bir suç olmadığı da gözetilerek, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelendikten sonra yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken, ''meydana gelen zararın giderilmediği'' şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
b- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının TCK.nun 50/3. madde ve fıkrası uyarınca birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c- Uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi uyarınca, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı yasanın 53/1. fıkrasının uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ile mala zarar verme suçu açısından katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve mala zarar verme
HÜKÜM: -Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan hükümlülük, erteleme ve müsadere;
-Sanık ... hakkında genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve mala zarar verme suçlarından hükümlülük ve erteleme
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Katılan vekilinin sanık ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde:
Suçtan doğrudan zarar görmeyen şikayetçinin davaya katılma hakkının bulunmadığı ve buna rağmen verilen katılma kararı da hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden, şikayetçi vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),
II- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Oluşa, tanık beyanlarına, olay yeri görgü tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna yönelik mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1/a) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre katılan vekilinin, bir sebebe dayanmayan, sanığın ise suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi uyarınca, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı yasanın 53/1. fıkrasının uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına yönelik bölümün çıkarılması suretiyle hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
III- Sanık ... hakkında mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde:
Sanık hakkında TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrası uyarınca temel ceza 6 aydan 3 yıla kadar tayin edilebileceği gözetilmeden alt sınırın altında 3 ay olarak belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın çıkan tartışma sırasında üzerindeki taşıma ruhsatlı silahını çıkarıp kimlikleri belirlenemeyen karşı gruba göstermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılmaması aleyhe temyiz olmadığından ve tanık beyanları, olay yeri görgü tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre sanığın mala zarar verme suçunu işlediğinin sabit olduğuna yönelik mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1/a-b) nolu bozma düşüncelerine de iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan, sanık müdafiilerinin ise suçların sabit olmadığına, eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına ve zoralıma yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak:
1- Mala zarar verme suçu açısından;
a- Sanık müdafiinin 19.10.2011 tarihli duruşmada lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteğinin 5237 sayılı TCK.nun 50/1. madde ve fıkrasındaki paraya ya da seçenek yaptırımlara çevrilme talebini de kapsadığı halde, bu konuda bir karar verilmemesi,
b- 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi uyarınca, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı yasanın 53/1. fıkrasının uygulanmayacağının gözetilmemesi,
2- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu açısından;
a- Adli sicil kaydı bulunmayan sanığın, üzerine atılı suçun maddi zarar doğurmaya elverişli bir suç olmadığı da gözetilerek, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelendikten sonra yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken, ''meydana gelen zararın giderilmediği'' şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
b- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının TCK.nun 50/3. madde ve fıkrası uyarınca birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c- Uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi uyarınca, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı yasanın 53/1. fıkrasının uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ile mala zarar verme suçu açısından katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.