Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/4769 K.2010/8131
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yasa dışı yollardan Avrupa'ya gitmek isteyen dört göçmenin Irak sınırından Türkiye’ye girişinde kaçakçılık teşebbüsü yapmasıdır; mahkeme, bu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını kabul ederek suçun bozulmasına karar vermiştir. Sonuç olarak, sanığın hapis cezası ve adli para cezası dahil olmak üzere tüm cezai yaptırımları iptal edilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM: Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya kapsamından, sanığın yasa dışı yollardan Avrupa'ya gitmek isteyen "4" göçmenin Irak sınırından kaçak yollardan Türkiye'ye girişlerinde, Irak'ta bulunan açık kimliği belirlenemeyen kişi ile işbirliği içinde olduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamede yer alan suçun teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır. Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: 1 - Sanığın, "4" yabancı uyruklu göçmenin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs eyleminin tek suç oluşturduğu gözetilmeden, tayin edilen temel cezanın 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi ile arttırılması suretiyle fazla ceza tayini, 2- 5237 sayılı TCK.nun 79/1-a madde ve fıkrası gereğince hükmolunan hapis cezası yanında aynı Yasanın 61/8. maddesi uyannca adli para cezası hesaplanırken belirlenen tam gün sayısı üzerinden bireyselleştirmeye yönelik artırım ve indirimler yapıldıktan sonra sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı ödenecek miktarın çarpılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde tayin olunan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çarpılarak bulunan miktar üzerinden aynı Yasanın 43 ve 62. maddelerinin uygulanması suretiyle sanığa fazla ceza tayini, 3- Adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken taksit aralıklarının belirtilmemesi, 4- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanırken, yoksunluğun maddede belirtilen bazı haklarla sınırlı bırakılması ayrıca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek aynı maddenin 3. fıkrası hükmüne aykırılık yapılması, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 7.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya kapsamından, sanığın yasa dışı yollardan Avrupa'ya gitmek isteyen "4" göçmenin Irak sınırından kaçak yollardan Türkiye'ye girişlerinde, Irak'ta bulunan açık kimliği belirlenemeyen kişi ile işbirliği içinde olduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamede yer alan suçun teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin bozma düşüncesine katılınmamıştır. Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: 1 - Sanığın, "4" yabancı uyruklu göçmenin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs eyleminin tek suç oluşturduğu gözetilmeden, tayin edilen temel cezanın 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi ile arttırılması suretiyle fazla ceza tayini, 2- 5237 sayılı TCK.nun 79/1-a madde ve fıkrası gereğince hükmolunan hapis cezası yanında aynı Yasanın 61/8. maddesi uyannca adli para cezası hesaplanırken belirlenen tam gün sayısı üzerinden bireyselleştirmeye yönelik artırım ve indirimler yapıldıktan sonra sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı ödenecek miktarın çarpılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde tayin olunan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çarpılarak bulunan miktar üzerinden aynı Yasanın 43 ve 62. maddelerinin uygulanması suretiyle sanığa fazla ceza tayini, 3- Adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken taksit aralıklarının belirtilmemesi, 4- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanırken, yoksunluğun maddede belirtilen bazı haklarla sınırlı bırakılması ayrıca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek aynı maddenin 3. fıkrası hükmüne aykırılık yapılması, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 7.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.