Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/9885 K.2012/31603
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların polis memurlarıyla yaşadığı olayda görevli polise hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararının temyiz edilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, temyiz isteğinin reddi gerekçelerini bulmuş ve yetersiz gerekçe nedeniyle verilen mahkumiyet kararıyla ilgili hataları tespit ederek kararın bozulmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanık ...’nun görevli polise küfür etmediğini ve direnmediğini savunması, olay tutanağı ve iddianamede savunmanın aksini gösterir delil bulunmaması karşısında, görevliye hakaret suçunun sanığın hangi sözü ile oluştuğu, görevliye direnme suçunun cebir ve tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanıkların birbirleriyle tartışırken gelen polis memurlarından birisinin agresif hareketlerde bulunarak küfür etmesi, araca zorla bindirmek istemesi neticesinde düşerek yaralanmaları nedeniyle başladığını ve sonrasında şikayetçi polislerin kendilerine biber gazı sıktığını savunmaları, bu savunmalarının, adli raporları ile doğrulanması karşısında, görevliye direnme suçu yönünden TCK'nın 29. ve görevliye hakaret suçu yönünden ise anılan Yasanın 129. maddesindeki hükümlerin uygulanma olanağı tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
b-Sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla polis memuruna karşı bir fiille işlemeleri nedeniyle TCK'nun 43/2 maddesi uyarınca cezalarının artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c-Sanık ...’nun silinme koşulları oluşmuş sabıkası bulunması karşısında, giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar oluşmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, adli sicilde kasıtlı suçtan kaydının bulunduğu, biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d-Sanık ...'nin görevli polis memuruna hakaret suçunda, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının düşünülmemesi,
e) Sanık ...'nin adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmasına karşın, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı ve sanıklar ..., ..., ... ve ...’ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanık ...’nun görevli polise küfür etmediğini ve direnmediğini savunması, olay tutanağı ve iddianamede savunmanın aksini gösterir delil bulunmaması karşısında, görevliye hakaret suçunun sanığın hangi sözü ile oluştuğu, görevliye direnme suçunun cebir ve tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanıkların birbirleriyle tartışırken gelen polis memurlarından birisinin agresif hareketlerde bulunarak küfür etmesi, araca zorla bindirmek istemesi neticesinde düşerek yaralanmaları nedeniyle başladığını ve sonrasında şikayetçi polislerin kendilerine biber gazı sıktığını savunmaları, bu savunmalarının, adli raporları ile doğrulanması karşısında, görevliye direnme suçu yönünden TCK'nın 29. ve görevliye hakaret suçu yönünden ise anılan Yasanın 129. maddesindeki hükümlerin uygulanma olanağı tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
b-Sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla polis memuruna karşı bir fiille işlemeleri nedeniyle TCK'nun 43/2 maddesi uyarınca cezalarının artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c-Sanık ...’nun silinme koşulları oluşmuş sabıkası bulunması karşısında, giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar oluşmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, adli sicilde kasıtlı suçtan kaydının bulunduğu, biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d-Sanık ...'nin görevli polis memuruna hakaret suçunda, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının düşünülmemesi,
e) Sanık ...'nin adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmasına karşın, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı ve sanıklar ..., ..., ... ve ...’ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.