Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/25691 K.2012/22840
Özet: Uyuşmazlık konusu, belediye sınırları içinde ruhsatsız olarak bina yaparak imar kirliliğine neden olma suçlamasıdır; Asliye Ceza Mahkemesi, bu suçun kanıtlanmadığını ve zararın giderilmediğini belirterek hükmün bozulmasına karar vererek dosyayı esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinin 1. fıkrasında; "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapma ve yaptırma", aynı maddenin 2. fıkrasında "yapı ruhsatiyesi almadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade etme", 3. fıkrasında ise "yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade etme" fiilleri suç olarak düzenlenmiş olup, yine aynı maddenin 4. fıkrasında, "üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü ile, 1. ve 2. fıkralar bakımından maddenin uygulanacağı yerler "belediye sınırları içerisi" veya "özel imar rejimine tabi yerler" biçiminde sınırlandırılmıştır.
Somut olayda; bina yapılan yerin Bodrum Belediyesinin 25.10.2007 tarihli yazısında belediye mücavir alanında, 30.04.2008 tarihli yazısında ise belediye sınırları içinde kaldığının belirtilmesi karşısında; bina yapılan yerin, belediye sınırları içinde kalıp kalmadığı, özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı araştırılıp, çelişki giderilmeden imar kirliliğine neden olma suçundan hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; sanığa yükletilen kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız olarak bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "zararı giderme koşulu gerçekleşmediğinden" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinin 1. fıkrasında; "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapma ve yaptırma", aynı maddenin 2. fıkrasında "yapı ruhsatiyesi almadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade etme", 3. fıkrasında ise "yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade etme" fiilleri suç olarak düzenlenmiş olup, yine aynı maddenin 4. fıkrasında, "üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü ile, 1. ve 2. fıkralar bakımından maddenin uygulanacağı yerler "belediye sınırları içerisi" veya "özel imar rejimine tabi yerler" biçiminde sınırlandırılmıştır.
Somut olayda; bina yapılan yerin Bodrum Belediyesinin 25.10.2007 tarihli yazısında belediye mücavir alanında, 30.04.2008 tarihli yazısında ise belediye sınırları içinde kaldığının belirtilmesi karşısında; bina yapılan yerin, belediye sınırları içinde kalıp kalmadığı, özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı araştırılıp, çelişki giderilmeden imar kirliliğine neden olma suçundan hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; sanığa yükletilen kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız olarak bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "zararı giderme koşulu gerçekleşmediğinden" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.