Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/290 K.2012/25678
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi bir alanda ruhsatsız olarak bina yaparak imar kirliliğine neden olmasıdır; mahkeme, bu suçun uygulanabilirliğini ve zararının kanıtlanmadığını belirterek hükmün bozulmasına karar verip dosyayı esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinin 1. fıkrasında ; "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapma ve yaptırma", aynı maddenin 2. fıkrasında "yapı ruhsatiyesi almadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade etme", 3. fıkrasında ise "yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade etme" fiilleri suç olarak düzenlenmiş olup, yine aynı maddenin 4. fıkrasında, "üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü ile, 1. ve 2. fıkralar bakımından maddenin uygulanacağı yerler "belediye sınırları içerisi" veya "özel imar rejimine tabi yerler" biçiminde sınırlandırılmıştır.
Yargılamaya konu somut olayda; Menderes Belediye Başkanlığı'nın 15.12.2008 tarihli yazısında davaya konu yerin Küner Köyü'nün, belediyeye bağlı orman köyü olduğunu bildirmesi, bilirkişinin ise ilçe belediyesi sınırları içinde kaldığını ifade etmesi karşısında; Küner Köyü'nün, suç tarihi itibariyle belediye sınırları içinde ya da mücavir alanda kalıp kalmadığı, mücavir alanda ise özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı, mülkiyetinin kime ait olduğu ve hukuki niteliği tapu kaydı ya da keşifle saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden imar kirliliğine neden olma suçundan hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; sanığa yükletilen kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız olarak bina yapması suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "mağdurun zararını gidermediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinin 1. fıkrasında ; "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapma ve yaptırma", aynı maddenin 2. fıkrasında "yapı ruhsatiyesi almadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade etme", 3. fıkrasında ise "yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade etme" fiilleri suç olarak düzenlenmiş olup, yine aynı maddenin 4. fıkrasında, "üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü ile, 1. ve 2. fıkralar bakımından maddenin uygulanacağı yerler "belediye sınırları içerisi" veya "özel imar rejimine tabi yerler" biçiminde sınırlandırılmıştır.
Yargılamaya konu somut olayda; Menderes Belediye Başkanlığı'nın 15.12.2008 tarihli yazısında davaya konu yerin Küner Köyü'nün, belediyeye bağlı orman köyü olduğunu bildirmesi, bilirkişinin ise ilçe belediyesi sınırları içinde kaldığını ifade etmesi karşısında; Küner Köyü'nün, suç tarihi itibariyle belediye sınırları içinde ya da mücavir alanda kalıp kalmadığı, mücavir alanda ise özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı, mülkiyetinin kime ait olduğu ve hukuki niteliği tapu kaydı ya da keşifle saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden imar kirliliğine neden olma suçundan hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; sanığa yükletilen kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız olarak bina yapması suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "mağdurun zararını gidermediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.