Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/36689 K.2013/33879
Özet: Mahkeme, mağdurun sağır ve dilsizliği nedeniyle vekil atanmadığını, dava katılım isteğinin dikkate alınmadığını ve savunma hakkının ihlal edildiğini tespit ederek, sanığın mahkumiyetine ilişkin 5237 sayılı TCK'yi uygulamadığını, bu nedenle 5320 sayılı yasa ve 1412 sayılı CMUK'a göre 02/10/2013 tarihinde oybirliğiyle verilen kararla hakem kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdurun sağır ve dilsiz olduğu, sağır ve dilsiz olduğu anlaşılan mağdura öncelikle re'sen bir vekil atanması gerekirken atama yapılmadan yargılama yapılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 234/2. maddesine aykırı davranılması,
2) Mağdurun 12/10/2009 tarihli oturumda davaya katılmak istediğini beyan etmesine rağmen bu konuda herhangi bir karar verilmemesi,
3) Mağdurun sağır ve dilsiz olduğundan olay sırasında kendisini beden ve ruh bakımından savunabilecek durumda olup olmadığının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Sanık hakkında mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdurun sağır ve dilsiz olduğu, sağır ve dilsiz olduğu anlaşılan mağdura öncelikle re'sen bir vekil atanması gerekirken atama yapılmadan yargılama yapılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 234/2. maddesine aykırı davranılması,
2) Mağdurun 12/10/2009 tarihli oturumda davaya katılmak istediğini beyan etmesine rağmen bu konuda herhangi bir karar verilmemesi,
3) Mağdurun sağır ve dilsiz olduğundan olay sırasında kendisini beden ve ruh bakımından savunabilecek durumda olup olmadığının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Sanık hakkında mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.