Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/33961 K.2012/43566
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Her ne kadar görevsizlik kararında farklı sevk maddelerine yer verilmiş isede, sanık hakkındaki suçlamanın ve olayın oluşunun anlatıldığı iddianamede sanığın eylemini taşla gerçekleştiriğinin belirtilmiş olması ve mağdurun baş-yüz-burun bölgesinde meydana gelen birden çok kesi tarzındaki yaralanmaya göre, sanığın eylemini silah niteliğini haiz taşla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin belirtilen hususlardaki 'bozma' istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Mağdurda orta (2) dereceli kemik kırığına yol açan yaralamadan dolayı, suç tarihinde yürürlükte olan kanun hükümleri ile suç tarihinden sonra yürürlüğü giren 5560 sayılı Kanun hükümleri açısından denetime imkan verecek şekilde lehe-aleyhe karşılaştırması yapılmadan, yazılı şekilde sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleriye uygulama yapılması,
b) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 16.08.2005 yerine, yazılı şekilde yanlış belirtilmesi,
c) Adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesinin karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Her ne kadar görevsizlik kararında farklı sevk maddelerine yer verilmiş isede, sanık hakkındaki suçlamanın ve olayın oluşunun anlatıldığı iddianamede sanığın eylemini taşla gerçekleştiriğinin belirtilmiş olması ve mağdurun baş-yüz-burun bölgesinde meydana gelen birden çok kesi tarzındaki yaralanmaya göre, sanığın eylemini silah niteliğini haiz taşla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin belirtilen hususlardaki 'bozma' istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Mağdurda orta (2) dereceli kemik kırığına yol açan yaralamadan dolayı, suç tarihinde yürürlükte olan kanun hükümleri ile suç tarihinden sonra yürürlüğü giren 5560 sayılı Kanun hükümleri açısından denetime imkan verecek şekilde lehe-aleyhe karşılaştırması yapılmadan, yazılı şekilde sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleriye uygulama yapılması,
b) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 16.08.2005 yerine, yazılı şekilde yanlış belirtilmesi,
c) Adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesinin karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.