Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/23671 K.2012/319
Özet: Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27/10/2009 tarihli kararında, sanığın elektrik enerjisi hırsızlığı suçuna ilişkin mahkeme kararının gizli icra idaresi açıklamaları ışığında yeniden değerlendirilmesi gerekmedği belirlenirken, T.C. Yargıtayı 17/01/2012 tarihli oybirliği kararında kararın bozulmasına hükmederek, hükmün geçerli sayılmadığını kabul etti.
Tebliğname No: 2 - 2009/288297
MAHKEMESİ: Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 27/10/2009
NUMARASI: 2009/981 (E) ve 2009/1240 (K)
SUÇ: Elektrik enerjisi hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılan kurumun 09.11.2006 tarihli yazısında, kaçak kullanım bedelinin icra yoluyla kısmen tahsil edildiğinin bildirildiği ve mahkemece ödemenin tam olmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği ancak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesine eklediği, katılan kurumun Hukuk Müşavirliğinden alınan 13 Mart 2009 sayılı yazısında davaya konu suç tutanağı nedeniyle tahakkuk edilen bedelin icra yoluyla hüküm tarihinden önce tamamen tahsil edildiğinin belirtilmesi karşısında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 17/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 27/10/2009
NUMARASI: 2009/981 (E) ve 2009/1240 (K)
SUÇ: Elektrik enerjisi hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılan kurumun 09.11.2006 tarihli yazısında, kaçak kullanım bedelinin icra yoluyla kısmen tahsil edildiğinin bildirildiği ve mahkemece ödemenin tam olmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği ancak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesine eklediği, katılan kurumun Hukuk Müşavirliğinden alınan 13 Mart 2009 sayılı yazısında davaya konu suç tutanağı nedeniyle tahakkuk edilen bedelin icra yoluyla hüküm tarihinden önce tamamen tahsil edildiğinin belirtilmesi karşısında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 17/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.