Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/655 K.2011/649
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : 765 sayılı TCK 455/1, son, 59/2, 72, 6- 647 sayılı
yasa 4, 5, 2918 sayılı Kanun 118/5 maddeleri
gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasakoyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, bu zorunluluk gerek uyarlama hükümlerinde gerekse bozma üzerine verilen hükümler açısından da aynen geçerlidir.
Somut olayda, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin ve dayanaklarının gösterilmeyip bozulmakla ortadan kalkan önceki hükme atıf suretiyle Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebeple isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/07/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : 765 sayılı TCK 455/1, son, 59/2, 72, 6- 647 sayılı
yasa 4, 5, 2918 sayılı Kanun 118/5 maddeleri
gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasakoyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, bu zorunluluk gerek uyarlama hükümlerinde gerekse bozma üzerine verilen hükümler açısından da aynen geçerlidir.
Somut olayda, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin ve dayanaklarının gösterilmeyip bozulmakla ortadan kalkan önceki hükme atıf suretiyle Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebeple isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/07/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.