Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/25807 K.2012/21270
Özet: Uyuşmazlık, dolandırıcılık ve memur olmayan kişinin resmi belgede sahteciliği suçlarından dolayı sanıkların hapis cezası ve adli para cezasına çarptırılmasıyla ilgili temyiz itirazlarıdır; mahkeme, hem dolandırıcılık hem de sahteciliğe ilişkin kararları iptal ederek, 5237 sayılı TCK’nun ilgili maddeleri uyarınca sanıkların hapis cezalarının yeniden belirlenmesi ve adli para cezasının kaldırılması gerektiğine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Sahtecilik suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 5 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve suça konu belgelerin delil olarak dosyada saklanmasına ilişkin.
-Dolandırıcılık suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 503/ilk, 522/1, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 1589 YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin.
1-Sanıklar müdafilerinin “ dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “ dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği Şubat 2001 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanıklar müdafilerinin “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesine göre aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, müşteki ...'un beyanlarından suça konu üç adet bononun aynı anda Şubat 2001 tarihinde kendisinden alınan mallar karşılığı verildiğinin anlaşılması karşısında; olayda 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı göz önüne alınıp buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden yanlış değerlendirme ile sanık hakkında 5237 sayılı Yasaya göre 765 sayılı TCK.nun 342/1 ve 80. maddelerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Sahtecilik suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 5 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve suça konu belgelerin delil olarak dosyada saklanmasına ilişkin.
-Dolandırıcılık suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 503/ilk, 522/1, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 1589 YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin.
1-Sanıklar müdafilerinin “ dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “ dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği Şubat 2001 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanıklar müdafilerinin “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesine göre aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, müşteki ...'un beyanlarından suça konu üç adet bononun aynı anda Şubat 2001 tarihinde kendisinden alınan mallar karşılığı verildiğinin anlaşılması karşısında; olayda 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı göz önüne alınıp buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden yanlış değerlendirme ile sanık hakkında 5237 sayılı Yasaya göre 765 sayılı TCK.nun 342/1 ve 80. maddelerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.