Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/2160 K.2011/1829
Özet: Uyuşmazlık, memur olmayan bir kişinin resmi belgede sahteciliği ve dolandırıcılık suçlarından dolayı verilen hapis cezalarının temyiz itirazlarıyla ilgilidir. Mahkeme, hem dolandırıcılık hem de sahteciliğe ilişkin kararları bozulmadan sürdürmüş; ancak ilgili davanın zamanaşımı nedeniyle kamu davasını ortadan kaldırmış ve 1 yıl 8 ay hapis cezası ile 10 ay hapis ve 2 000 TL adli para cezası uygulanmasına hükmetmiştir.
**MAHKEMESİ:**Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
**HÜKÜM:** 765 s.y.TCK.342/1,59 ( 1 sene 8 ay hapis cezası ) 5237 s.y.TCK.157/1,62,52/2 ( 10 ay hapis ve 2.000 YTL adli para cezası )
I-“Dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği Şubat 2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-“Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Alt sınırdan hüküm kurulduğunda 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesindeki güvenlik tedbirlerine de hükmolunması gerektiği gerekçe gösterilerek 765 sayılı TCK.nu hükümleri uyarınca tayin olunan cezanın sanık lehine olduğunu kabul eden mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu suç yönünden 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan delillere göre sanık müdafiinin eksik soruşturma yapıldığına,suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Denetime olanak sağlaması bakımından emanette kayıtlı suça konu çek aslının dosya arasında bulundurulmaması,
2-Emanette kayıtlı bulunan suça konu çek hakkında hüküm kurulmaması,
Yasaya aykırı,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
**HÜKÜM:** 765 s.y.TCK.342/1,59 ( 1 sene 8 ay hapis cezası ) 5237 s.y.TCK.157/1,62,52/2 ( 10 ay hapis ve 2.000 YTL adli para cezası )
I-“Dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği Şubat 2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-“Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Alt sınırdan hüküm kurulduğunda 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesindeki güvenlik tedbirlerine de hükmolunması gerektiği gerekçe gösterilerek 765 sayılı TCK.nu hükümleri uyarınca tayin olunan cezanın sanık lehine olduğunu kabul eden mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu suç yönünden 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan delillere göre sanık müdafiinin eksik soruşturma yapıldığına,suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Denetime olanak sağlaması bakımından emanette kayıtlı suça konu çek aslının dosya arasında bulundurulmaması,
2-Emanette kayıtlı bulunan suça konu çek hakkında hüküm kurulmaması,
Yasaya aykırı,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.