Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/6744 K.2010/3682
Özet: Uyuşmazlık, memur olmayan bir kişinin resmi belgede sahteciliği nedeniyle dolandırıcılık suçundan kaynaklanan hapis ve para cezasının 5237 sayılı TCK kapsamında yeniden değerlendirilmesiyle ilgiliydi; mahkeme, 2 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezasına çevirme kararını bozarak yeni bir hüküm vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2003 gün, 200/263 esas ve 2003/368 sayılı kararı ile dolandırıcılık suçu nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 504/1, 522/1. maddeleri gereğince hükmedilen 2 yıl 2 ay 12 gün hapis ve 24.200.000.000 Lira ağır para cezasının 5237 sayılı TCK.kapsamında değerlendirilmesinde lehe hususlar bulunması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 158/1-j maddesi gereğince 2 yıl hapis ve 10.000
YTL.adli para cezasına çevrilmesine dair karar
I-Hükümlünün, mahkumiyetine dair verilen 18.12.2003 gün, 2000/263 Esas, 2003/368 Karar sayılı kesinleşmiş hükmün 5237 sayılı Yasanın 01.06.2005 gününde yürürlüğe girmesini müteakip yeniden değerlendirilmesi sonucu aynı mahkemece duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde verilen 22.06.2005 tarih ve aynı sayılı ek karar hükümlü müdafiine 31.10.2005 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, katılan vekiline tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği halde, dosyanın tekrar 16.01.2006 tarihinde ele alınıp bu defa duruşma açılarak verilen 29.06.2006 tarih ve aynı sayılı karar hukuki kıymetten yoksun ve yok hükmünde olduğu cihetle;
Hükümlü müdafiinin 31.10.2005 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükmü karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK. nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süresinden sonra 30.06.2006 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Hükümlü hakkında verilen 5237 sayılı Yasanın 01.06.2005 gününde yürürlüğe girmesini müteakip yeniden değerlendirilmesi sonucu aynı mahkemece duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde verilen 22.06.2005 tarih ve aynı sayılı ek karar kesinleşmemesi nedeniyle, katılan vekilinin 13.10.2006 tarihli temyiz dilekçesinin bu karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi gibi hallerde duruşma yapılmaksızın evrak üzerinde karar verilebileceği, mahkemece bir değerlendirme yapılarak suçun unsurlarının tayini takdir yetkisi kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda, davaya katılan veya şikayetçiye haber verilerek usulüne uygun şekilde duruşma açılıp, 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca lehe olan hüküm, önceki ve sonraki yasa hükümleri ayrı ayrı olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceğinden; suç ve cezaların tespitine ilişkin 765 ve 5237 Sayılı Yasalardaki cezanın artırım ve indirimine ilişkin tüm hükümler olaya uygulanarak hükmolunan sonuç cezaların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın denetime olanak verecek şekilde belirlenmesi gerekirken bu kurallara uyulmaksızın, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda önceki karara atıfta bulunmak suretiyle ve takdir hakkı da kullanılarak dosya üzerinde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2003 gün, 200/263 esas ve 2003/368 sayılı kararı ile dolandırıcılık suçu nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 504/1, 522/1. maddeleri gereğince hükmedilen 2 yıl 2 ay 12 gün hapis ve 24.200.000.000 Lira ağır para cezasının 5237 sayılı TCK.kapsamında değerlendirilmesinde lehe hususlar bulunması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 158/1-j maddesi gereğince 2 yıl hapis ve 10.000
YTL.adli para cezasına çevrilmesine dair karar
I-Hükümlünün, mahkumiyetine dair verilen 18.12.2003 gün, 2000/263 Esas, 2003/368 Karar sayılı kesinleşmiş hükmün 5237 sayılı Yasanın 01.06.2005 gününde yürürlüğe girmesini müteakip yeniden değerlendirilmesi sonucu aynı mahkemece duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde verilen 22.06.2005 tarih ve aynı sayılı ek karar hükümlü müdafiine 31.10.2005 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, katılan vekiline tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği halde, dosyanın tekrar 16.01.2006 tarihinde ele alınıp bu defa duruşma açılarak verilen 29.06.2006 tarih ve aynı sayılı karar hukuki kıymetten yoksun ve yok hükmünde olduğu cihetle;
Hükümlü müdafiinin 31.10.2005 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükmü karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK. nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süresinden sonra 30.06.2006 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Hükümlü hakkında verilen 5237 sayılı Yasanın 01.06.2005 gününde yürürlüğe girmesini müteakip yeniden değerlendirilmesi sonucu aynı mahkemece duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde verilen 22.06.2005 tarih ve aynı sayılı ek karar kesinleşmemesi nedeniyle, katılan vekilinin 13.10.2006 tarihli temyiz dilekçesinin bu karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi gibi hallerde duruşma yapılmaksızın evrak üzerinde karar verilebileceği, mahkemece bir değerlendirme yapılarak suçun unsurlarının tayini takdir yetkisi kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda, davaya katılan veya şikayetçiye haber verilerek usulüne uygun şekilde duruşma açılıp, 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca lehe olan hüküm, önceki ve sonraki yasa hükümleri ayrı ayrı olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceğinden; suç ve cezaların tespitine ilişkin 765 ve 5237 Sayılı Yasalardaki cezanın artırım ve indirimine ilişkin tüm hükümler olaya uygulanarak hükmolunan sonuç cezaların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın denetime olanak verecek şekilde belirlenmesi gerekirken bu kurallara uyulmaksızın, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda önceki karara atıfta bulunmak suretiyle ve takdir hakkı da kullanılarak dosya üzerinde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.