Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/11896 K.2011/23657
Özet: Uyuşmazlık, memur olmayan bir kişinin resmi belgede sahteciliği ve dolandırıcılık suçlarından dolayı açılan davayla ilgilidir; mahkeme, TCK 342/1,65/3,59/2 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve TCK 342/1,59/2,503/1,522,59/2,71 maddeleri uyarınca 1 yıl 19 ay 20 gün hapis ile 10.694 TL adli para cezası vermiştir. Mahkeme ayrıca, sanığın temyiz itirazlarını reddederek kararın onanmasını ve ilgili suçların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesini veya bozulmasını hükümle kesinleştirmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık
HÜKÜM: ...: TCK 342/1,65/3,59/2 maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ilişkin,
..: TCK 342/1,59/2,503/1,522,59/2,71 maddeleri uyarınca 1 yıl 19 ay 20 gün hapis ve 10694 YTL adli para cezasına ilişkin
1-Sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-a) Sanık ... müdafinin ‘dolandırıcılık’ suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazları ile ilgili olarak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.10.2003 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
b)-Sanık ... müdafinin ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231 ve TCK’nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık ... hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık
HÜKÜM: ...: TCK 342/1,65/3,59/2 maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ilişkin,
..: TCK 342/1,59/2,503/1,522,59/2,71 maddeleri uyarınca 1 yıl 19 ay 20 gün hapis ve 10694 YTL adli para cezasına ilişkin
1-Sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-a) Sanık ... müdafinin ‘dolandırıcılık’ suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazları ile ilgili olarak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.10.2003 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
b)-Sanık ... müdafinin ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231 ve TCK’nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık ... hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.