‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/14202 K.2012/3581

Esas No: 2010/14202 · Karar No: 2012/3581 · Karar Tarihi: 15.03.2012
Özet: Uyuşmazlık, memur olmayan bir kişinin resmi belgede sahteciliği yaparak çekleri sahte isimlerle ciro etmesiyle ilgiliydi; mahkeme, suçun 765 sayılı TCK’nın 342/1, 80 ve 59 maddelerine göre 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile sonuçlandırdı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜM: 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası

Katılan ile yaptığı kumaş alışverişi nedeniyle suça konu çeklerin arkasını sahte ... ve ... ismi ile ciro ederek verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın suçu inkâr ederek, böyle bir alışveriş yapmadığını, Dilek Tekstil unvanlı bir işyeri çalıştırmadığı gibi, katılana ait Bahar Tekstili de tanımadığını, suça konu çekleri sahte isimlerle ciro etmediğini savunması, dosyada mevcut grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da suça konu çeklerin arka yüzündeki Dilek Tekstil üzerine atılmış imzaların sanığın eli ürünü olmadığı, yine çeklerdeki keşideci imzalarının da sanığın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, sanık ile katılanın yüzleştirilerek, çekleri katılana verenin sanık olup olmadığı, cirolardaki Dilek Tekstil kaşesi üzerinde bulunan ... veya ... yazılarının katılan tarafından fark edilip edilmediği, çeklerin aynı anda mı yoksa değişik tarihlerde mi verildiği sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri ile çeklerin aynı anda verildiğinin belirlenmesi durumunda, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinde, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmün uygulanmayacağı göz önüne alıp buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Yasanın 43. maddesinin aleyhe olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?