Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/11524 K.2011/23950
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte çekleri imzası dışında doldurup arkalarını cirolayarak aynı anda birden fazla kişiye teslim etmesiyle ilgili sahtecilik suçundan oluşmaktadır. Mahkeme, 765 sayılı TCK’nun 342/1 ve 80. maddeleri uyarınca sanığı 2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80. maddeleri gereğince 2 Yıl 4 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün tespiti esnasında, sanığın mahkumiyetine karar verilen 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde öngörülen ceza 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olup, 5237 sayılı TCK. nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde düzenleme yapıldığı, suça konu sahte çeklerin Sanık tarafından imza dışında doldurulup arkaları da cirolanarak Arma inşaat sahibi Oktay Özkartal’a aynı anda verilmesinden ibaret olayda, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü gerektiğinden, 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi de gözetilerek, resmi belgede sahtecilik suçundan her iki yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak, cezanın kişiselleştirilmesinden sonra lehe yasanın tespiti gerekirken, 5237 sayılı Yasanın 43. maddesindeki artırım oranının yüksek olması nedeniyle 765 sayılı TCK'nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80. maddeleri gereğince 2 Yıl 4 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün tespiti esnasında, sanığın mahkumiyetine karar verilen 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde öngörülen ceza 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olup, 5237 sayılı TCK. nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde düzenleme yapıldığı, suça konu sahte çeklerin Sanık tarafından imza dışında doldurulup arkaları da cirolanarak Arma inşaat sahibi Oktay Özkartal’a aynı anda verilmesinden ibaret olayda, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü gerektiğinden, 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi de gözetilerek, resmi belgede sahtecilik suçundan her iki yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak, cezanın kişiselleştirilmesinden sonra lehe yasanın tespiti gerekirken, 5237 sayılı Yasanın 43. maddesindeki artırım oranının yüksek olması nedeniyle 765 sayılı TCK'nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.