Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/6659 K.2012/8577
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların resmi evrakta sahtecilik suçunu işleyerek çekleri sahte olarak tanzim edip kullandıkları iddiası üzerine kurulmuştur; mahkeme, 765 sayılı TCK’nın 342/1. maddesi uyarınca sanığa 2 yıl 6 ay hapis cezası ve temyiz talebinin reddine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi evrakta sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına dair hüküm ve bu hükmün temyiz talebinin reddine dair 11/01/2012 tarihli ek karar
04.04.2002 tarihli iddianame ile sanıklar ... ve ...'nın düzenleyip kullandıkları çeklerin bankada karşılıklarının bulunmadığının anlatılması karşısında; 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesi uyarınca sanıklar hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
I- Sanık ...'ın beraat eden sanık ...'ya ait çekleri sahte olarak tanzim edip katılan ... Büyükbiber'den yaptığı alışveriş karşılığında kullandığı iddiasından ibaret olayda; görevsizlik kararı veren Elazığ Asliye Ceza Mahkemesince suça konu çek asıllarının incelendiği ve çeklerdeki ... adına atılan keşideci imzalarının birbirinden farklı olduğunun gözlemlendiği, dosya içinde mevcut çek fotokopilerinden de bu hususun anlaşılması karşısında; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözönüne alınıp, sahte olduğu iddia edilen çek asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılmadan dosyada mevcut onaysız fotokopilere dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
II-Kabule göre de;
a-Suça konu dört adet çek yaprağının katılan ... Büyükbiber'e aynı anda verilip verilmediğinin açık olmadığı anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı ayrıca değişik yer ve zamanda farklı kişilere yönelik "sahtecilik" suçlarının da birbirinden bağımsız suçları oluşturduğu gözetilerek; suça konu çeklerin katılana ne zaman verilerek kullanıldığının açıkça tespit edilmesi ve sonucuna göre 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Sanık hakkında “resmi evrakta sahtecilik” suçunda uygulanan 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde öngörülen ceza 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis cezası olup, 5237 sayılı TCK' nun 204/1. maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan alt ve üst sınır ceza içinden 2 yıl 6 ayın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de gözetilerek temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle önceki cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden 765 sayılı Yasanın lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi evrakta sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına dair hüküm ve bu hükmün temyiz talebinin reddine dair 11/01/2012 tarihli ek karar
04.04.2002 tarihli iddianame ile sanıklar ... ve ...'nın düzenleyip kullandıkları çeklerin bankada karşılıklarının bulunmadığının anlatılması karşısında; 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesi uyarınca sanıklar hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
I- Sanık ...'ın beraat eden sanık ...'ya ait çekleri sahte olarak tanzim edip katılan ... Büyükbiber'den yaptığı alışveriş karşılığında kullandığı iddiasından ibaret olayda; görevsizlik kararı veren Elazığ Asliye Ceza Mahkemesince suça konu çek asıllarının incelendiği ve çeklerdeki ... adına atılan keşideci imzalarının birbirinden farklı olduğunun gözlemlendiği, dosya içinde mevcut çek fotokopilerinden de bu hususun anlaşılması karşısında; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözönüne alınıp, sahte olduğu iddia edilen çek asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılmadan dosyada mevcut onaysız fotokopilere dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
II-Kabule göre de;
a-Suça konu dört adet çek yaprağının katılan ... Büyükbiber'e aynı anda verilip verilmediğinin açık olmadığı anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı ayrıca değişik yer ve zamanda farklı kişilere yönelik "sahtecilik" suçlarının da birbirinden bağımsız suçları oluşturduğu gözetilerek; suça konu çeklerin katılana ne zaman verilerek kullanıldığının açıkça tespit edilmesi ve sonucuna göre 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Sanık hakkında “resmi evrakta sahtecilik” suçunda uygulanan 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde öngörülen ceza 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis cezası olup, 5237 sayılı TCK' nun 204/1. maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan alt ve üst sınır ceza içinden 2 yıl 6 ayın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de gözetilerek temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle önceki cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden 765 sayılı Yasanın lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.