Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/13066 K.2010/11809
Özet: Uyuşmazlık, 1998 yılının 11‑12. aylarında gerçekleşti iddia edilen resmi belge sahteciliği suçunun tarihinin yanlış yazılması ve bu hatanın mahkeme tarafından düzeltilip düzeltilmeyeceği konusundaki itirazlardan kaynaklanmaktadır. Mahkeme, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nin ayrı ayrı uygulanması gerektiğini kabul ederek, sanıkların lehine karar vererek hükmün bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: 765 S.K 342/1,80,5237 S.K 53/1,63. mad. uyarınca 4 yıl 8 ay hp, hak yoksunluğu, tutukluluğun mahsubu.
Gerekçeli karar başlığında “1998 yılı 11 ve 12. ayları” olarak yanlış yazılan suç tarihinin 28.4.2004 tarihli iddianame içeriğine konu çekin keşide tarihi nazara alınarak 14.5.1999 şeklinde mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık ... ve müdafiinin zamanaşımının dolduğuna, suçun faili olmadığına, teşdit-teselsül uygulamasının yanlış olduğuna, sanık ... müdafiinin ise mahkumiyete yeter delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturma inceleme yapıldığına, gerekçe gösterilmediğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak
1-Suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun somut olaya ilişkin ilgili hükümlerinin ayrı ayrı tatbik edilerek ortaya çıkan ayrı ayrı sonuçların birbiriyle karşılaştırılması neticesinde lehe kanunun denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi gerektiği nazara alınmadan, soyut ifadelerle 765 sayılı TCK’nun sanıklar lehine olduğundan bahisle yazılı şeklide hüküm tesisi,
2-765 sayılı TCK’nun sanıklar lehine olduğu kabul edilerek yapılan uygulamada 5237 sayılı TCK’nun 53 ve 63 maddelerinin tatbiki suretiyle “karma uygulama” yapılması,
Kanuna aykırı, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: 765 S.K 342/1,80,5237 S.K 53/1,63. mad. uyarınca 4 yıl 8 ay hp, hak yoksunluğu, tutukluluğun mahsubu.
Gerekçeli karar başlığında “1998 yılı 11 ve 12. ayları” olarak yanlış yazılan suç tarihinin 28.4.2004 tarihli iddianame içeriğine konu çekin keşide tarihi nazara alınarak 14.5.1999 şeklinde mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık ... ve müdafiinin zamanaşımının dolduğuna, suçun faili olmadığına, teşdit-teselsül uygulamasının yanlış olduğuna, sanık ... müdafiinin ise mahkumiyete yeter delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturma inceleme yapıldığına, gerekçe gösterilmediğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak
1-Suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun somut olaya ilişkin ilgili hükümlerinin ayrı ayrı tatbik edilerek ortaya çıkan ayrı ayrı sonuçların birbiriyle karşılaştırılması neticesinde lehe kanunun denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi gerektiği nazara alınmadan, soyut ifadelerle 765 sayılı TCK’nun sanıklar lehine olduğundan bahisle yazılı şeklide hüküm tesisi,
2-765 sayılı TCK’nun sanıklar lehine olduğu kabul edilerek yapılan uygulamada 5237 sayılı TCK’nun 53 ve 63 maddelerinin tatbiki suretiyle “karma uygulama” yapılması,
Kanuna aykırı, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.