Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/18373 K.2012/1076
Özet: Sahte sürücü belgesiyle ilgili resmi belgede sahtecilik suçunun aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının belirlenemezliği nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesi, kararını 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
01.09.2005 tarihli emniyet görevlileri tarafından düzenlenen tutanak içeriğinde; trafik denetimi sırasında yapılan incelemede sanığın idaresindeki aracın muayenesinin geçmiş olması ve ticari taşıt kullanma belgesinin bulunmaması nedeniyle ruhsata elkonularak aracın çekilmesinin istendiği sırada sanığın sevk ve idaresindeki araçla olay yerinden kaçtığının ve şube müdürlüğüne götürülen ruhsat üzerinde yapılan inceleme sırasında sahteliğin farkedildiğinin belirtilmesi, 07.09.2005 tarihli ekspertiz raporunda da sahte olduğu tespit edilen hologram görüntünün gayri muntazamlığının belirgin olmadığının ve ilk bakışta dikkat çekmeyecek nitelikte bulunduğunun değerlendirilmesi karşısında; belgede sahtecilik suçunda aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olup, suça konu sahte sürücü belgesinin getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra belgenin aldatma yeteneğinin gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
01.09.2005 tarihli emniyet görevlileri tarafından düzenlenen tutanak içeriğinde; trafik denetimi sırasında yapılan incelemede sanığın idaresindeki aracın muayenesinin geçmiş olması ve ticari taşıt kullanma belgesinin bulunmaması nedeniyle ruhsata elkonularak aracın çekilmesinin istendiği sırada sanığın sevk ve idaresindeki araçla olay yerinden kaçtığının ve şube müdürlüğüne götürülen ruhsat üzerinde yapılan inceleme sırasında sahteliğin farkedildiğinin belirtilmesi, 07.09.2005 tarihli ekspertiz raporunda da sahte olduğu tespit edilen hologram görüntünün gayri muntazamlığının belirgin olmadığının ve ilk bakışta dikkat çekmeyecek nitelikte bulunduğunun değerlendirilmesi karşısında; belgede sahtecilik suçunda aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olup, suça konu sahte sürücü belgesinin getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra belgenin aldatma yeteneğinin gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.