Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/5752 K.2010/3448
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın eş ve kızı için hususi damgalı pasaport başvurusu sırasında “kızının herhangi bir işte çalışmadığını” beyan ederek memura yalan beyanda bulunmasıdır; mahkeme, bu eylemin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 343/1 maddesi uyarınca suç oluşturduğunu kabul etti. Mahkeme kararında sanığa 810 YTL para cezası ve 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri çerçevesinde hapis cezası vererek, temyiz itirazlarını reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 765 S.Y.nın 343/1 ve 647 S.Y.nın 4. mad.ce 810 YTL A.P.C.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin soruşturmanın eksik yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanık ...'in kendisi, eşi ve kızı ... için hususi damgalı pasaport almak için yaptığı müracaat sırasında 16 yıldır Panko Birlikte çalıştığı tespit edilen kızı ...’nın herhangi bir işte çalışmadığını beyan etmek şeklindeki eylemi oluş ve kabule uygun olarak memura yalan beyanda bulunmak suçunu oluşturup 765 sayılı TCK.nun 343/1 ile 5237 Sayılı TCK.nun 206/1. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun anılan maddelerinden olaya ilişkin olan tüm hükümleri uygulanarak sonuç cezaların birbiriyle karşılaştırılması sonucu lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden uygulanma yeri bulunmayan 5237 sayılı TCK.nun 207/2. maddesi ile karşılaştırılması suretiyle hüküm kurulması yasaya aykırı,
2-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.'nun 231. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdiri ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 765 S.Y.nın 343/1 ve 647 S.Y.nın 4. mad.ce 810 YTL A.P.C.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin soruşturmanın eksik yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanık ...'in kendisi, eşi ve kızı ... için hususi damgalı pasaport almak için yaptığı müracaat sırasında 16 yıldır Panko Birlikte çalıştığı tespit edilen kızı ...’nın herhangi bir işte çalışmadığını beyan etmek şeklindeki eylemi oluş ve kabule uygun olarak memura yalan beyanda bulunmak suçunu oluşturup 765 sayılı TCK.nun 343/1 ile 5237 Sayılı TCK.nun 206/1. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun anılan maddelerinden olaya ilişkin olan tüm hükümleri uygulanarak sonuç cezaların birbiriyle karşılaştırılması sonucu lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden uygulanma yeri bulunmayan 5237 sayılı TCK.nun 207/2. maddesi ile karşılaştırılması suretiyle hüküm kurulması yasaya aykırı,
2-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.'nun 231. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdiri ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.