Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/4345 K.2010/9332
Özet: Uyuşmazlık, hüviyet cüzdanı ve pasaport gibi belgelerin düzenlenmesi sırasında yalan beyan ve sahtecilik suçlamalarıyla ilgilidir; mahkeme, 765 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine göre sanığı 10 ay hapis, 5 ay hapis ve 180 YTL para cezasına çarptı. Mahkemenin kararı, bu cezaların uygulanması ve temyiz sürecinde zorunlu müdafiinin tebligatının yapılması gerektiğini belirtti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hüviyet cüzdanı vb.ni düzenlenirken yalan beyan, hüviyet cüzdanı pasaport gibi belgelerde sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı Kanunun 350/3, 59/2. mad.uyarınca 10 ay hapis, 765 sayılı kanunun 351, 59. mad.uyarınca 5 ay hapis ve 180 YTL.apc.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, başvurunun ne zaman işlemeye başlayacağının gösterilmediği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.06.2009 gün ve 104/183 sayılı kararında da açıklandığı üzere, yokluğunda verilen hüküm ile atanan zorunlu müdafiinin temyiz dilekçesinin, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan sanık ...’e usulüne uygun olarak tebliğ olunması gerektiği göz önüne alınarak, atanan zorunlu müdafiinin temyiz dilekçesi ile yokluğunda verilen hükmün, aynı Yasanın 232/6 ve 34/2. maddeleri uyarınca, başvurulabilecek kanun yolu, mercii, başvuru süresi, şekilleri ve sürenin ne zaman işlemeye başlayacağı hususları gösterilmek suretiyle usulüne uygun olarak adı geçen sanığa usulünce tebliğ olunduğuna dair dosyada belgeye rastlanmadığından, anılan şekilde usulüne uygun tebligat yapılmışsa belgesinin dosyaya konulması, aksi halde anılan şekilde usulünce tebligat yapılarak buna dair belge ile verilmesi halinde sanık ...’in temyiz dilekçesinin eklenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek ve bu dilekçe ile ilgili olarak ek tebliğname düzenlenmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hüviyet cüzdanı vb.ni düzenlenirken yalan beyan, hüviyet cüzdanı pasaport gibi belgelerde sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı Kanunun 350/3, 59/2. mad.uyarınca 10 ay hapis, 765 sayılı kanunun 351, 59. mad.uyarınca 5 ay hapis ve 180 YTL.apc.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, başvurunun ne zaman işlemeye başlayacağının gösterilmediği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.06.2009 gün ve 104/183 sayılı kararında da açıklandığı üzere, yokluğunda verilen hüküm ile atanan zorunlu müdafiinin temyiz dilekçesinin, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan sanık ...’e usulüne uygun olarak tebliğ olunması gerektiği göz önüne alınarak, atanan zorunlu müdafiinin temyiz dilekçesi ile yokluğunda verilen hükmün, aynı Yasanın 232/6 ve 34/2. maddeleri uyarınca, başvurulabilecek kanun yolu, mercii, başvuru süresi, şekilleri ve sürenin ne zaman işlemeye başlayacağı hususları gösterilmek suretiyle usulüne uygun olarak adı geçen sanığa usulünce tebliğ olunduğuna dair dosyada belgeye rastlanmadığından, anılan şekilde usulüne uygun tebligat yapılmışsa belgesinin dosyaya konulması, aksi halde anılan şekilde usulünce tebligat yapılarak buna dair belge ile verilmesi halinde sanık ...’in temyiz dilekçesinin eklenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek ve bu dilekçe ile ilgili olarak ek tebliğname düzenlenmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.