Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2022/5517 K.2026/270
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Onama
Uyuşmazlık
Davacı, 375 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini ve tazminat ödenmesini talep etmektedir. Davacı, hakkında kesinleşmiş bir ceza hükmü bulunmadığını ve işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir.
Kaynak pasajlar (2)
- İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanağının bulunmadığı ve açıkça hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY yapılanması ile hiçbir bağı ve irtibatının bulunmadığı, ceza yargılaması sonucunda hakkında verilen bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle kamu görevine son verilmesine ilişkin kararın adil yargılanma ilkesine ve masumiyet karinesine aykırı olduğu, dava konusu işlem ile evrensel hukuk ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Gerekçe
Danıştay 5. Dairesi, davacının hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının masumiyet karinesi gereği doğrudan sonuç doğurmayacağını ancak ceza yargılamasındaki delillerin idari işlem yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi kararındaki tespitler ve ATAÇ raporu uyarınca davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (4)
- Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
- Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak sonuç olarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verilmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve anılan karara karşı yapılan itirazın reddedilmesi sonucunda kesinleştiği görülmekte olup, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
- Bu itibarla, yukarıda sözü edilen Ağır Ceza Mahkemesi kararında yer alan, "...sanığın askeri öğrenci olmazdan evvel örgüt evlerinde ev abisi ve sonrasında mahrem imamı olan ... kod tarafından eğitildiği, sanığın askeri öğrenci olduktan sonra ... kod isimli şahsın, dosya tanığı İ.Y ve sanıkla grup oluşturulacak şekilde bir yapılanmaya girdiği, gerek tanık anlatımları gerekse de sanığın aşamalardaki samimi ikrarı dikkate alındığında, sanığın örgüt güdümünde ve örgüt hiyerarşisine tabi olacak şekilde hareket ettiği, sanığın ardışık olacak şekilde arandığı ve yapılan örgütsel görüşmelerde bulunduğu, her ne kadar beyanlarında yapıyla irtibatını 17-25 Aralık 2013 tarihi sonrası kestiğini beyan etmiş ise de, ATAÇ raporundan anlaşıldığı şekliyle, sanığın en son 09.02.2014 tarihinde ardışık arandığı, bu tarih itibariyle sanığın 18 yaşından büyük olduğu ve örgütün amacını bilebilecek yetişkinliğe eriştiği anlaşılmakla, sanığın örgütün güdümünde hareket etmek amacıyla yetiştirilen ve örgütün askeri kanadını oluşturma kastıyla askeri okullara yerleştirilen kişilerden oluşu, örgüt içerisinde bulunduğu süre de dikkate alınarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2026 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Sonuç
Davacı, kamu görevinden çıkarılma işleminin iptalini ve tazminat ödenmesini talep etmiştir. Danıştay 5. Dairesi, ceza yargılamasındaki delillerin davacının örgütle iltisakını kanıtladığını belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır.
Kaynak pasajlar (3)
- İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Bu itibarla, yukarıda sözü edilen Ağır Ceza Mahkemesi kararında yer alan, "...sanığın askeri öğrenci olmazdan evvel örgüt evlerinde ev abisi ve sonrasında mahrem imamı olan ... kod tarafından eğitildiği, sanığın askeri öğrenci olduktan sonra ... kod isimli şahsın, dosya tanığı İ.Y ve sanıkla grup oluşturulacak şekilde bir yapılanmaya girdiği, gerek tanık anlatımları gerekse de sanığın aşamalardaki samimi ikrarı dikkate alındığında, sanığın örgüt güdümünde ve örgüt hiyerarşisine tabi olacak şekilde hareket ettiği, sanığın ardışık olacak şekilde arandığı ve yapılan örgütsel görüşmelerde bulunduğu, her ne kadar beyanlarında yapıyla irtibatını 17-25 Aralık 2013 tarihi sonrası kestiğini beyan etmiş ise de, ATAÇ raporundan anlaşıldığı şekliyle, sanığın en son 09.02.2014 tarihinde ardışık arandığı, bu tarih itibariyle sanığın 18 yaşından büyük olduğu ve örgütün amacını bilebilecek yetişkinliğe eriştiği anlaşılmakla, sanığın örgütün güdümünde hareket etmek amacıyla yetiştirilen ve örgütün askeri kanadını oluşturma kastıyla askeri okullara yerleştirilen kişilerden oluşu, örgüt içerisinde bulunduğu süre de dikkate alınarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2026 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Dayanak
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname m. Geçici 35/B5271 sayılı CMK m. 2312577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 492577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 50
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/5517
Karar No: 2026/270
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı - ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanağının bulunmadığı ve açıkça hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY yapılanması ile hiçbir bağı ve irtibatının bulunmadığı, ceza yargılaması sonucunda hakkında verilen bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle kamu görevine son verilmesine ilişkin kararın adil yargılanma ilkesine ve masumiyet karinesine aykırı olduğu, dava konusu işlem ile evrensel hukuk ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu ve hakkında yürütülen adli soruşturmanın devam ettiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma (FETÖ/PDY)" suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak sonuç olarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verilmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve anılan karara karşı yapılan itirazın reddedilmesi sonucunda kesinleştiği görülmekte olup, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, yukarıda sözü edilen Ağır Ceza Mahkemesi kararında yer alan, "... sanığın askeri öğrenci olmazdan evvel örgüt evlerinde ev abisi ve sonrasında mahrem imamı olan ... kod tarafından eğitildiği, sanığın askeri öğrenci olduktan sonra ... kod isimli şahsın, dosya tanığı İ.Y ve sanıkla grup oluşturulacak şekilde bir yapılanmaya girdiği, gerek tanık anlatımları gerekse de sanığın aşamalardaki samimi ikrarı dikkate alındığında, sanığın örgüt güdümünde ve örgüt hiyerarşisine tabi olacak şekilde hareket ettiği, sanığın ardışık olacak şekilde arandığı ve yapılan örgütsel görüşmelerde bulunduğu, her ne kadar beyanlarında yapıyla irtibatını 17-25 Aralık 2013 tarihi sonrası kestiğini beyan etmiş ise de, ATAÇ raporundan anlaşıldığı şekliyle, sanığın en son 09.02.2014 tarihinde ardışık arandığı, bu tarih itibariyle sanığın 18 yaşından büyük olduğu ve örgütün amacını bilebilecek yetişkinliğe eriştiği anlaşılmakla, sanığın örgütün güdümünde hareket etmek amacıyla yetiştirilen ve örgütün askeri kanadını oluşturma kastıyla askeri okullara yerleştirilen kişilerden oluşu, örgüt içerisinde bulunduğu süre de dikkate alınarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2026 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2022/5517
Karar No: 2026/270
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı - ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanağının bulunmadığı ve açıkça hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY yapılanması ile hiçbir bağı ve irtibatının bulunmadığı, ceza yargılaması sonucunda hakkında verilen bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle kamu görevine son verilmesine ilişkin kararın adil yargılanma ilkesine ve masumiyet karinesine aykırı olduğu, dava konusu işlem ile evrensel hukuk ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu ve hakkında yürütülen adli soruşturmanın devam ettiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma (FETÖ/PDY)" suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak sonuç olarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verilmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve anılan karara karşı yapılan itirazın reddedilmesi sonucunda kesinleştiği görülmekte olup, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, yukarıda sözü edilen Ağır Ceza Mahkemesi kararında yer alan, "... sanığın askeri öğrenci olmazdan evvel örgüt evlerinde ev abisi ve sonrasında mahrem imamı olan ... kod tarafından eğitildiği, sanığın askeri öğrenci olduktan sonra ... kod isimli şahsın, dosya tanığı İ.Y ve sanıkla grup oluşturulacak şekilde bir yapılanmaya girdiği, gerek tanık anlatımları gerekse de sanığın aşamalardaki samimi ikrarı dikkate alındığında, sanığın örgüt güdümünde ve örgüt hiyerarşisine tabi olacak şekilde hareket ettiği, sanığın ardışık olacak şekilde arandığı ve yapılan örgütsel görüşmelerde bulunduğu, her ne kadar beyanlarında yapıyla irtibatını 17-25 Aralık 2013 tarihi sonrası kestiğini beyan etmiş ise de, ATAÇ raporundan anlaşıldığı şekliyle, sanığın en son 09.02.2014 tarihinde ardışık arandığı, bu tarih itibariyle sanığın 18 yaşından büyük olduğu ve örgütün amacını bilebilecek yetişkinliğe eriştiği anlaşılmakla, sanığın örgütün güdümünde hareket etmek amacıyla yetiştirilen ve örgütün askeri kanadını oluşturma kastıyla askeri okullara yerleştirilen kişilerden oluşu, örgüt içerisinde bulunduğu süre de dikkate alınarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2026 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.