Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2022/12831 K.2025/7257
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Onama
Uyuşmazlık
Davacı, 375 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istemektedir.
Kaynak pasajlar (1)
- İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Gerekçe
Danıştay 5. Dairesi, davacının ceza yargılamasındaki samimi ikrarlarının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, ceza mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının masumiyet karinesi gereği tek başına sonuç doğurmayacağını ancak elde edilen delillerin idari işlem yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davacının örgüt üyeleriyle olan ilişkisini kendi beyanlarıyla kabul etmesi nedeniyle Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğuna hükmedilmiştir.
Kaynak pasajlar (4)
- Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
- Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
- Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında, FETÖ/PDY terör örgütü ile lisede örgüte ait dershaneye giderek tanıştığını, kendisi ile Z.A. isimli örgüt abisinin ilgilendiğini, bu kişi tarafından kendisine kod adı verildiğini, askeri öğrenci olarak Kara Harp Okulunda okuduğu dönemde ise kendisi ile O. isimli şahsın ilgilendiğini, 2010 yılından 2014 yılına kadar örgütün sohbet toplantılarına katıldığını, 2014 yılında Kara Havacılık pilotaj kursuna başladığı dönemde kendisini sabit hattan arayan Z.K. ile buluştuğunu ve kurs süresi boyunca örgüt abileri tarafından takibinin yapıldığını beyan eden davacının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya koyulduğu anlaşılmaktadır.
- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Sonuç
Davacı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali için yaptığı temyiz başvurusunda, örgüt üyeliği iddiasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Danıştay 5. Dairesi, davacının örgütle olan irtibatının kendi beyanlarıyla sabit olduğunu belirterek temyiz isteminin reddine ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında, FETÖ/PDY terör örgütü ile lisede örgüte ait dershaneye giderek tanıştığını, kendisi ile Z.A. isimli örgüt abisinin ilgilendiğini, bu kişi tarafından kendisine kod adı verildiğini, askeri öğrenci olarak Kara Harp Okulunda okuduğu dönemde ise kendisi ile O. isimli şahsın ilgilendiğini, 2010 yılından 2014 yılına kadar örgütün sohbet toplantılarına katıldığını, 2014 yılında Kara Havacılık pilotaj kursuna başladığı dönemde kendisini sabit hattan arayan Z.K. ile buluştuğunu ve kurs süresi boyunca örgüt abileri tarafından takibinin yapıldığını beyan eden davacının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya koyulduğu anlaşılmaktadır.
- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dayanak
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname m. geçici 35. maddesinin (B) fıkrası2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 492577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 50
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/12831
Karar No: 2025/7257
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Gerekçesiz bir şekilde istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, orta okuldaki öğrencilik yıllarında dershane vasıtasıyla tanıştığı ve örgüt üyesi olduğunu bilmediği insanlarla yalnızca ders çalışıp namaz kıldığı ve dini sohbetlerde bulunduğu, söz konusu örgüt ile bağını 2015 yılı itibarıyla Kara Havacılıktan elenmesi pahasına kestiği, FETÖ/PDY terör örgütünün dini bir grup olarak bilindiği döneme ilişkin eylemlerine Türk Ceza Kanunu'ndaki hata hükümlerinin uygulanması gerektiği, samimi beyanları gerekçe gösterilerek etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle verilen kararın hukuka aykırı olduğu, iki ayrı hukuk dalı olan disiplin hukuku ve ceza hukukununa ilişkin yargılamalarının birbirinden bağımsız ve ayrı bir şekilde yürütülmesi gerektiği, ceza mahkemelerince verilen kararların idarelerce bağlayıcılığının bulunmadığı, dava konusu işlem ile mülkiyet hakkının, çalışma hakkının, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında, FETÖ/PDY terör örgütü ile lisede örgüte ait dershaneye giderek tanıştığını, kendisi ile Z.A. isimli örgüt abisinin ilgilendiğini, bu kişi tarafından kendisine kod adı verildiğini, askeri öğrenci olarak Kara Harp Okulunda okuduğu dönemde ise kendisi ile O. isimli şahsın ilgilendiğini, 2010 yılından 2014 yılına kadar örgütün sohbet toplantılarına katıldığını, 2014 yılında Kara Havacılık pilotaj kursuna başladığı dönemde kendisini sabit hattan arayan Z.K. ile buluştuğunu ve kurs süresi boyunca örgüt abileri tarafından takibinin yapıldığını beyan eden davacının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya koyulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2022/12831
Karar No: 2025/7257
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Gerekçesiz bir şekilde istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, orta okuldaki öğrencilik yıllarında dershane vasıtasıyla tanıştığı ve örgüt üyesi olduğunu bilmediği insanlarla yalnızca ders çalışıp namaz kıldığı ve dini sohbetlerde bulunduğu, söz konusu örgüt ile bağını 2015 yılı itibarıyla Kara Havacılıktan elenmesi pahasına kestiği, FETÖ/PDY terör örgütünün dini bir grup olarak bilindiği döneme ilişkin eylemlerine Türk Ceza Kanunu'ndaki hata hükümlerinin uygulanması gerektiği, samimi beyanları gerekçe gösterilerek etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle verilen kararın hukuka aykırı olduğu, iki ayrı hukuk dalı olan disiplin hukuku ve ceza hukukununa ilişkin yargılamalarının birbirinden bağımsız ve ayrı bir şekilde yürütülmesi gerektiği, ceza mahkemelerince verilen kararların idarelerce bağlayıcılığının bulunmadığı, dava konusu işlem ile mülkiyet hakkının, çalışma hakkının, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında, FETÖ/PDY terör örgütü ile lisede örgüte ait dershaneye giderek tanıştığını, kendisi ile Z.A. isimli örgüt abisinin ilgilendiğini, bu kişi tarafından kendisine kod adı verildiğini, askeri öğrenci olarak Kara Harp Okulunda okuduğu dönemde ise kendisi ile O. isimli şahsın ilgilendiğini, 2010 yılından 2014 yılına kadar örgütün sohbet toplantılarına katıldığını, 2014 yılında Kara Havacılık pilotaj kursuna başladığı dönemde kendisini sabit hattan arayan Z.K. ile buluştuğunu ve kurs süresi boyunca örgüt abileri tarafından takibinin yapıldığını beyan eden davacının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya koyulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.