‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2022/7912 K.2025/9377

Esas No: 2022/7912 · Karar No: 2025/9377 · Karar Tarihi: 23.09.2025
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/7912
Karar No: 2025/9377

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütleriyle ilişkili olmak yönünden kast unsurunun aranması gerektiği, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının yargı kararlarına dayanak oluşturamayacağı, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı, gerekçeli karar hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Öte yandan, her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; anılan kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "... Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve ... etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın ... etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, ... adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi..." gerekçesiyle bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmüş olup, masumiyet karinesi ilkesi gereği yargılama süreci devam eden ceza davasının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

Bu itibarla, ceza soruşturmasının başından itibaren etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini dile getiren, 2006 yılında örgütün öğrenci evlerinde kaldığını, ev abisinin yönlendirmesiyle askeri sınavlara katılan, askeri okulda 2 yıl boyunca bağlı olduğu mahrem sorumlusunu teşhis eden, atandıktan sonra başka şahıslara devredildiğini ve 2014 yılına kadar bu kişilerle irtibatını devam ettirdiğini beyan ederek teşhis yapan davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?