‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2022/7871 K.2026/304

Esas No: 2022/7871 · Karar No: 2026/304 · Karar Tarihi: 09.02.2026
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Onama
Uyuşmazlık
Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini talep etmektedir. Davacı, FETÖ/PDY ile irtibatına dair somut kanıt bulunmadığını ve hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının meslekten çıkarılmaya gerekçe yapılamayacağını iddia etmektedir.
Kaynak pasajlar (2)
  • İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
  • Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin somut kanıtın dosyaya sunulmadığı, ceza yargılamasında hakkında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının meslekten çıkarılmasına gerekçe alınamayacağı iddia edilmektedir.
Gerekçe
Danıştay Beşinci Dairesi, ceza mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı masumiyet karinesi gereği doğrudan sonuç doğurmasa da, ceza yargılamasında elde edilen delillerin örgütle iltisakın belirlenmesinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Mahkeme, dosyadaki ankesör kayıtları, örgüt evlerinde konaklama, himmet adı altında para bağışı, mahrem abilerle ardışık iletişim ve kod isim kullanımı gibi delillerin davacının FETÖ/PDY ile organik bağı olduğunu kanıtladığını tespit etmiştir. Bu bulgular ışığında, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğuna hükmedilmiştir.
Kaynak pasajlar (6)
  • Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
  • Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
  • "...sanık ...'nın sabit ankesör aramalara ilişkin tespitin olduğu, sanığın örgüt evlerinde üniversite yıllarından beri kaldığı, örgüte himmet adı altında para bağışı yaptığı, FETÖ / PDY silahlı terör örgütü mensupları olan mahrem abiler ile ardışık sistemi aracılığıyla iletişime geçtiği ve mahrem abiler ile yüz yüze görüştüğü ve bilgiler verdiği, sanık hakkında birden çok kişi teşhis ve beyanlarda bulunduğu, sanığın ''...'' kod ismini kullandığı, örgüt mahrem yapılanması içerisinde yer aldığı anlaşılmıştır.
  • Sanığın örgütsel faaliyetlerine 2012 yılından sonra da devam ettiğinin alınan beyanlar ve teşhis tutanaklarınca sabit olmuştur.
  • Yukarıda izah edilen tüm deliller ışığında sanık ...'nın FETÖ / PDY silahlı terör örgütü'nün hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, örgüt ile arasında organik bağın bulunduğu, örgüt tarafından verilen emir ve talimatları sorgusuz olarak yerine getirdiği tespit olunmuştur.
  • Sanığın alınan savunmalarında ve ifadelerinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyerek beyanlarda bulunduğu.." tespitleri dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Sonuç
Davacı, FETÖ/PDY ile irtibatı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini istemiştir. Danıştay Beşinci Dairesi, ceza dosyasındaki delillerin davacının örgütle organik bağını kanıtladığını belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır.
Kaynak pasajlar (5)
  • İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
  • Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin somut kanıtın dosyaya sunulmadığı, ceza yargılamasında hakkında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının meslekten çıkarılmasına gerekçe alınamayacağı iddia edilmektedir.
  • Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
  • Sanığın alınan savunmalarında ve ifadelerinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyerek beyanlarda bulunduğu.." tespitleri dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
  • Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/7871
Karar No: 2026/304

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin somut kanıtın dosyaya sunulmadığı, ceza yargılamasında hakkında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının meslekten çıkarılmasına gerekçe alınamayacağı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda; "... sanık ...'nın sabit ankesör aramalara ilişkin tespitin olduğu, sanığın örgüt evlerinde üniversite yıllarından beri kaldığı, örgüte himmet adı altında para bağışı yaptığı, FETÖ / PDY silahlı terör örgütü mensupları olan mahrem abiler ile ardışık sistemi aracılığıyla iletişime geçtiği ve mahrem abiler ile yüz yüze görüştüğü ve bilgiler verdiği, sanık hakkında birden çok kişi teşhis ve beyanlarda bulunduğu, sanığın ''...'' kod ismini kullandığı, örgüt mahrem yapılanması içerisinde yer aldığı anlaşılmıştır. Sanığın örgütsel faaliyetlerine 2012 yılından sonra da devam ettiğinin alınan beyanlar ve teşhis tutanaklarınca sabit olmuştur. Yukarıda izah edilen tüm deliller ışığında sanık ...'nın FETÖ / PDY silahlı terör örgütü'nün hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, örgüt ile arasında organik bağın bulunduğu, örgüt tarafından verilen emir ve talimatları sorgusuz olarak yerine getirdiği tespit olunmuştur. Sanığın alınan savunmalarında ve ifadelerinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyerek beyanlarda bulunduğu." tespitleri dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.