Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/8247 K.2012/10619
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289/1, 289/1-2.cümle, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 740,00 Türk lirası ve 20,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Turhal Sulh Ceza Mahkemesinin 07.09.2009 tarihli ve 2009/417 esas, 2009/380 sayılı kararını kapsayan dosya ile ilgili olarak;
Yedieminlik kurumunun yediemine yalnızca kendisine teslim edilen hacizli malı saklama ve iade etme yükümlülüğü yüklediği, yedieminin satış yerine götürme yükümlülüğünün bulunmadığı, sırf hacizli malın satış yerine götürülmemesinin suçun maddi öğesini oluşturmaması karşısında, atılı suçun da oluşmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 04.07.2012 tarih ve 2012/11508/40499 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 tarih ve 2012/186640 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Turhal Sulh Ceza Mahkemesinin 07.09.2009 tarih ve 2009/417 esas ve 2009/380 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak; Sanığın beraatine ve cezanın çektirilmemesine, dosyanın gereği için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289/1, 289/1-2.cümle, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 740,00 Türk lirası ve 20,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Turhal Sulh Ceza Mahkemesinin 07.09.2009 tarihli ve 2009/417 esas, 2009/380 sayılı kararını kapsayan dosya ile ilgili olarak;
Yedieminlik kurumunun yediemine yalnızca kendisine teslim edilen hacizli malı saklama ve iade etme yükümlülüğü yüklediği, yedieminin satış yerine götürme yükümlülüğünün bulunmadığı, sırf hacizli malın satış yerine götürülmemesinin suçun maddi öğesini oluşturmaması karşısında, atılı suçun da oluşmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 04.07.2012 tarih ve 2012/11508/40499 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 tarih ve 2012/186640 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Turhal Sulh Ceza Mahkemesinin 07.09.2009 tarih ve 2009/417 esas ve 2009/380 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre uygulama yapılarak; Sanığın beraatine ve cezanın çektirilmemesine, dosyanın gereği için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.