Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/19936 K.2011/1062
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından dolayı verilen adli para cezalarının yasal sınırlar içinde olup olmadığıydı. Mahkeme, ilgili cezaların kanuna aykırı olduğunu tespit ederek hükmü bozdu ve sanıkların adli para cezalarını yeniden belirleyerek kararını onayladı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma, Genel Güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Kanuna aykırılık, Gürültü yapma
Hüküm: Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c, 62, 51;
Sanık ... hakkında 5326 sayılı Kanunun 36/1;
Sanık ...: 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c, 62, 51, 54/1;
Sanık ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 455/1, 45/3; 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Gürültü eyleminden 5395 sayılı Kabahatler kanununun 36. maddesi uyarınca tayin olunan idari para cezasının niteliği itibariyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 29. maddesi uyarınca itiraza tabi olup, itiraz mercii tarafından incelenip bir karar verilmiş olduğuda nazara alınarak temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına,
2- Sanık ... hakkında taksirle ölüm ve yaralamaya neden olma suçundan kurulan hükme yönelik temyizde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 tarih, 2005/8-155 esas, 2005/164 sayılı kararına göre, suç tarihi itibariyle adli para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi ile belirlenen 450 TL'sını geçemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanığın 765 sayılı TCK'nın 455/1 maddesi gereğince 450 TL adli para cezası ile cezalandırılması; aynı Kanunun 45/3 maddesi gereğince 1/3 oranında artırım yapılarak sanığın 600 TL adli para cezası ile cezalandırılması; suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkındaki 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçu ile sanıklar ... ve ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
a) Sanık ... hakkında tayin edilecek temel adli para cezasının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 tarih, 2005/8-155 esas, 2005/164 sayılı kararına göre, suç tarihi itibariyle adli para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi ile belirlenen 450 TL'sını geçemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayini, kanuna aykırı,
b) Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında; suçun niteliği, hükmolunan cezanın süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma, Genel Güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Kanuna aykırılık, Gürültü yapma
Hüküm: Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c, 62, 51;
Sanık ... hakkında 5326 sayılı Kanunun 36/1;
Sanık ...: 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c, 62, 51, 54/1;
Sanık ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 455/1, 45/3; 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Gürültü eyleminden 5395 sayılı Kabahatler kanununun 36. maddesi uyarınca tayin olunan idari para cezasının niteliği itibariyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 29. maddesi uyarınca itiraza tabi olup, itiraz mercii tarafından incelenip bir karar verilmiş olduğuda nazara alınarak temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına,
2- Sanık ... hakkında taksirle ölüm ve yaralamaya neden olma suçundan kurulan hükme yönelik temyizde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 tarih, 2005/8-155 esas, 2005/164 sayılı kararına göre, suç tarihi itibariyle adli para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi ile belirlenen 450 TL'sını geçemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanığın 765 sayılı TCK'nın 455/1 maddesi gereğince 450 TL adli para cezası ile cezalandırılması; aynı Kanunun 45/3 maddesi gereğince 1/3 oranında artırım yapılarak sanığın 600 TL adli para cezası ile cezalandırılması; suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkındaki 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçu ile sanıklar ... ve ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
a) Sanık ... hakkında tayin edilecek temel adli para cezasının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 tarih, 2005/8-155 esas, 2005/164 sayılı kararına göre, suç tarihi itibariyle adli para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi ile belirlenen 450 TL'sını geçemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayini, kanuna aykırı,
b) Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında; suçun niteliği, hükmolunan cezanın süresi gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.