‹ Ana sayfa
Yargıtay8. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/4868 K.2012/12214

Esas No: 2012/4868 · Karar No: 2012/12214 · Karar Tarihi: 11.04.2012
Özet: Uyuşmazlık, hükümlünün 5237 sayılı TCK’nın lehe hükümlerinden yararlanması talebi ve bu talebin bozulmasına ilişkin yargılamadır; mahkeme, 5237 sayılı Yasa ile ilgili hatalı uygulamaları düzelterek kararın bozulmasını ve yeniden değerlendirilmesini hükümlemiştir. Mahkemenin sonucu, 11.04.2012’de oybirliğiyle verilen kararla, önceki kararın bozulması ve yeni bir kararın (765 sayılı Yasa uyarınca) uygulanmasına karar vermesidir.
Hükümlü ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinden yararlanması konusundaki vaki talep ile bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne dair (KÜÇÜKÇEKMECE) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.05.2011 gün ve 2011/252 esas, 2011/391 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 15.02.2012 günü daireye gönderilmekle incelendi:

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Adli para cezaları içtima edilirken 765 sayılı TCK yerine, 5237 sayılı TCK.nun 72. maddesi yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.

Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamalarında, hükümlerde yer alan infaza yönelik uygulamalar, yada infaz aşamasında bu konuda verilen kararlar, “cezayı aleyhe değiştirmeme” ilkesinin uygulama alanı dışında tutulmuştur. Bu husus 23.09.2003 gün ve 160-216 sayılı; 08.10.2002 gün ve 179-354 sayılı; 24.04.1950 gün ve 324-124 sayılı; 21.03.1977 gün ve 103-126 sayılı; 28.03.1988 gün ve 40-137 sayılı kararlarda da açıkça ifade edilmiştir.

1412 sayılı CYUY’nın 326. maddesindeki “cezayı aleyhe değiştirmeme ilkesi” yalnızca sanıklar yönünden kabul edilmiştir. Sanık ise, hakkında henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan kişidir. Halbuki uyarlama yargılaması, hakkında kesinleşmiş ve infaz yeteneği bulunan bir hüküm verilmiş kişiler için söz konusudur. Bu nedenle hükümlüler hakkında bu ilkenin uygulanması söz konusu olamaz.

Bu açıklamalar ışığında;

Kesinleşen hükmün infazı sırasında 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesi uyarınca dosya ele alınıp; 5237 sayılı Yasa lehe bulunarak mahkemesince 5237 sayılı Yasa uyarınca evvelki kesinleşen hükümden daha az ceza verildikten sonra kararın temyizi üzerine; dairemizin 31.01.2011 tarihli kararında sair itirazların reddine ve TCK.nun 50. maddesinin yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile uygulanmamış olması hukuka aykırı bulunarak bozulmuş, bu kez yerel mahkemece bozmaya uyulmasına karşın kesin hükmün değişmezliği ilkesi ihlal edilerek ve sadece 5237 sayılı Yasa ile yapılan uygulamada TCK.nun 50. maddesinin bozmaya uygun şekilde tartışılması ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde kesinleşmesi nedeniyle üzerinde değişiklik yapılması mümkün olmayan hükmün yeniden ele alınarak bu kez 765 sayılı Yasa uyarınca hüküm tesisi,

Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 11.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?