Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/14171 K.2013/23159
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mala zarar verme ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından hüküm getirilmesi üzerine temyiz talepleridir; Mahkeme, mala zarar suçu için temyizi reddederek hükmü onaylarken, genel güvenlik suçu için de temyizi kabul etmeden aynı hükümü sürdürmüş ve cezanın uygulanmasında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin ilgili kısmını düzelterek karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve mala zarar verme
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan tayin edilen adli para cezasının tutarına ve karar tarihinde yürürlükte olan 5219 sayılı Yasayla değişik CMUK.nun 305. maddesine göre hükümler, kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanığın bu suça yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),
II- Sanık hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Kızıyla evlenmesine müsaade etmeyen müştekinin evine doğru ateş ederek camlarını kıran sanığın eyleminin belli bir kişiye yönelik olması nedeniyle silahlı tehdit suçunun oluşup oluşmadığı tartışılmadan, TCK.nun 170/1-c maddesi uyarınca hüküm kurulması ve tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53/3 madde ve fıkrası uyarınca sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salı- verilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı
CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve mala zarar verme
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan tayin edilen adli para cezasının tutarına ve karar tarihinde yürürlükte olan 5219 sayılı Yasayla değişik CMUK.nun 305. maddesine göre hükümler, kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanığın bu suça yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),
II- Sanık hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Kızıyla evlenmesine müsaade etmeyen müştekinin evine doğru ateş ederek camlarını kıran sanığın eyleminin belli bir kişiye yönelik olması nedeniyle silahlı tehdit suçunun oluşup oluşmadığı tartışılmadan, TCK.nun 170/1-c maddesi uyarınca hüküm kurulması ve tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53/3 madde ve fıkrası uyarınca sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salı- verilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı
CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.