Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/1970 K.2010/753
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 6136 sayılı yasa ihlali suçlamasıyla ilgili olarak mahkemenin karar başlığında suçun yer ve zamanının belirtilmemesi, ayrıca ceza uygulamasında geçerli kanunların karşılaştırılması sırasında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması gibi hukuki hatalar yapmasıdır; Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını değerlendirerek bu hataların kararın bozulmasına yol açtığını kabul etmiş ve 27.1.2010 tarihli oybirliğiyle kararla mahkeme kararı bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
1- Karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle CMK.nun 232/2-c madde ve fıkrası hükmüne aykırılık yapılması,
2- Özel yasadan kaynaklanan temel ceza normu dışında, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. madde ve fıkrasında "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında; Tekerrürden dolayı ceza artırımı öngörmeyen 5237 sayılı Yasanın, tekerrür halinde hükmolunacak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve infazdan sonrada denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağına ilişkin infaz rejimi kurumu olarak düzenlenen 58. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı gözetilerek ve 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin, 647 sayılı Yasanın 4. maddesine göre lehe seçenek yaptırımlar taşıdığı gözönüne alınıp 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 27.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
1- Karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle CMK.nun 232/2-c madde ve fıkrası hükmüne aykırılık yapılması,
2- Özel yasadan kaynaklanan temel ceza normu dışında, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. madde ve fıkrasında "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında; Tekerrürden dolayı ceza artırımı öngörmeyen 5237 sayılı Yasanın, tekerrür halinde hükmolunacak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve infazdan sonrada denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağına ilişkin infaz rejimi kurumu olarak düzenlenen 58. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı gözetilerek ve 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin, 647 sayılı Yasanın 4. maddesine göre lehe seçenek yaptırımlar taşıdığı gözönüne alınıp 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 27.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.