Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/3591 K.2011/4616
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması sebebiyle CMK.nun 231.. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine, yazılı biçimde yasal ve yeterli olmayan bir gerekçeyle karar verilmesi,
2- Hükmün gerekçe kısmında "5237 sayılı Kanun ile herhangi lehine değişiklik getirmediği anlaşılarak" denilmesine karşın, hüküm fıkrasında zoralıma 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca karar verilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması,
3- Gerekçeli karar başlığında, sanığın doğum tarihinin nüfus kaydına aykırı olarak 02.02.1972 yerine, 01.01.1972 yazılması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 09.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması sebebiyle CMK.nun 231.. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine, yazılı biçimde yasal ve yeterli olmayan bir gerekçeyle karar verilmesi,
2- Hükmün gerekçe kısmında "5237 sayılı Kanun ile herhangi lehine değişiklik getirmediği anlaşılarak" denilmesine karşın, hüküm fıkrasında zoralıma 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca karar verilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması,
3- Gerekçeli karar başlığında, sanığın doğum tarihinin nüfus kaydına aykırı olarak 02.02.1972 yerine, 01.01.1972 yazılması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 09.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.