Yargıtay 8. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/18404 K.2010/11148
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 5.10.2010 tarihinde, 5237 sayılı TCK ve 170/1‑a maddesine göre sanığın müşteki işyerini yakma eyleminin suç oluşturduğu ancak yasaların farklı uygulanması durumunda failin lehine analiz edilmesi gerektiğini göz ardı ederek yanlış hukuki yorumda bulunduğu gerekçesiyle kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yangın çıkarmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Oluşa ve dosya kapsamına göre sanığın, müştekiye ait işyerini yakmaya tam teşebbüs şeklinde gerçekleşen eyleminin suç tarihinde yürürlükteki 765 sayılı TCK.nun 370 ve 62. maddeleri ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 151/1, 152/2-a ve 170/1-a madde ve fıkralarında tanımı yapılan suçu oluşturacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, lehe yasa değerlendirmesi ve karşılaştırmasının buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 170/1-a maddesi uyarınca yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, ceza miktarı itibariyle CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası gereğince kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün bu sebepten istem gibi (BOZULMASINA), 5.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kasten yangın çıkarmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
Oluşa ve dosya kapsamına göre sanığın, müştekiye ait işyerini yakmaya tam teşebbüs şeklinde gerçekleşen eyleminin suç tarihinde yürürlükteki 765 sayılı TCK.nun 370 ve 62. maddeleri ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 151/1, 152/2-a ve 170/1-a madde ve fıkralarında tanımı yapılan suçu oluşturacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, lehe yasa değerlendirmesi ve karşılaştırmasının buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 170/1-a maddesi uyarınca yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, ceza miktarı itibariyle CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası gereğince kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün bu sebepten istem gibi (BOZULMASINA), 5.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.