Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/5835 K.2012/8988
Özet: Uyuşmazlık, elektrik tüketim borcunun tahsili için başlatılan icra takibi karşısında davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebidir; Mahkeme, davalının temyiz itirazlarını reddederek kararın davalı yararına bozulmasına ve peşin alınan harcun iadesine hükmetmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, elektrik tüketim borcunun tahsili için girişilen icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiştir.
1) İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Olay tarihi itibariyle uygulanma yeri olan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 50/a maddesine göre, fatura bedeli ödenmediğinde muayyen bir süre sonunda abonenin elektriğinin kesilmesi gerekir. BK'nun 98. maddesi (6098 S. TBK 114. m) yollaması ile 44. maddesi (6098 S. TBK 52. m) hükmüne göre, meydana gelen olayda zarar görenin de kusurunun bulunması durumunda zarardan indirim yapılmalıdır.
3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur.
Somut olayda, mahkeme davalıyı faturaların tamamından sorumlu tuttuğu gibi takip tarihinden sonraki dönem için avans faizine hükmetmiştir. Dava konusu faturaların büyük bir kısmın Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin yürürlükte olduğu döneme aittir. Öncelikle faturalar ödenmediği için, anılan yönetmelik hükümlerine göre abonenin elektriğinin kesilmesi gereken tarih belirlenip bu tarihe kadar ki sarfiyatın tamamından davalı abonenin sorumlu olduğu kabul edilmelidir.
Daha sonraki süreye ilişkin fatura bedellerinden de yine davalı abone sorumlu tutulmalı ancak davacı da zararın artmasında müterafik kusurlu olduğundan BK'nun 44. maddesi (6098 S. TBK 52. m) hükmüne göre uygun bir indirim yapılmalıdır. Yine davalının tacir olmadığı, tacir olmaması nedeni ile hakkında avans faizine hükmedilemeyeceği yasal faiz ile sorumlu olduğu gözardı edilerek kararda avans faizine hükmedilmiştir. Mahkemece açıklanan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş dosyanın yeniden aynı bilirkişiye tevdi ile elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise yine borç miktarı belirlenerek ve müterafik kusur nedeni ile uygun bir indirim yapılması ve takip tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Dava, elektrik tüketim borcunun tahsili için girişilen icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiştir.
1) İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Olay tarihi itibariyle uygulanma yeri olan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 50/a maddesine göre, fatura bedeli ödenmediğinde muayyen bir süre sonunda abonenin elektriğinin kesilmesi gerekir. BK'nun 98. maddesi (6098 S. TBK 114. m) yollaması ile 44. maddesi (6098 S. TBK 52. m) hükmüne göre, meydana gelen olayda zarar görenin de kusurunun bulunması durumunda zarardan indirim yapılmalıdır.
3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur.
Somut olayda, mahkeme davalıyı faturaların tamamından sorumlu tuttuğu gibi takip tarihinden sonraki dönem için avans faizine hükmetmiştir. Dava konusu faturaların büyük bir kısmın Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin yürürlükte olduğu döneme aittir. Öncelikle faturalar ödenmediği için, anılan yönetmelik hükümlerine göre abonenin elektriğinin kesilmesi gereken tarih belirlenip bu tarihe kadar ki sarfiyatın tamamından davalı abonenin sorumlu olduğu kabul edilmelidir.
Daha sonraki süreye ilişkin fatura bedellerinden de yine davalı abone sorumlu tutulmalı ancak davacı da zararın artmasında müterafik kusurlu olduğundan BK'nun 44. maddesi (6098 S. TBK 52. m) hükmüne göre uygun bir indirim yapılmalıdır. Yine davalının tacir olmadığı, tacir olmaması nedeni ile hakkında avans faizine hükmedilemeyeceği yasal faiz ile sorumlu olduğu gözardı edilerek kararda avans faizine hükmedilmiştir. Mahkemece açıklanan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş dosyanın yeniden aynı bilirkişiye tevdi ile elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise yine borç miktarı belirlenerek ve müterafik kusur nedeni ile uygun bir indirim yapılması ve takip tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.