Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/2545 K.2012/3417
Özet: Uyuşmazlık, davacı tarafın miras bırakanının taşınmazlarının tapu kayıtları ve zilyetlik süreleriyle ilgili olarak belgesizden tespit edilen 62.192 m²'lik alanın mülkiyetinin Hazineye ait olup olmadığıdır. Mahkeme, yazılı hükümde yapılan yanılgıyı düzelterek kararını bozdu, mirasçıların seçim hakkına göre taşınmazları yeniden keşif ve tespit edilerek Hazine adına tapuya tescil edilmesini ve peşin alınan harcın davacı taraflara iadesini emredmiştir.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de, hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.510 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı taraf adına aynı çalışma bölgesi içerisinde belgesizden 100 dönümden fazla yer tespit edildiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı taraf adına belgesizden dava dışı 977, 1339, 1884, 2608 ve 3811 parsel sayılı toplam 62.192 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tespit edilerek kesinleştiği, dava dışı 947, 959, 976, 994, 1278, 1306 ve 1855 parsel sayılı taşınmazların ise 1937 tarihli vergi kayıtlarına dayanılarak tespit edilerek kesinleştiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
Davalı Hazine'nin tutunduğu 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca 1964 yılında oluşan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olduğu konusunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. Dava konusu taşınmazların davacı ... ve arkadaşlarının miras bırakanı ...’nın zilyetliğinde iken 1951 yılında ölümüyle mirasçıları davacı ... ve arkadaşlarına kaldığı, davacı ... ve arkadaşlarının davalı Hazine'nin tapu kayıtlarının oluştuğu tarihten geriye doğru 20 yılı aşan eklemeli zilyetliğinin bulunduğu halde 20 yıla varan müstakil zilyetliğinin bulunmadığı, miras bırakanın mirasçıları adına belgesizden toplam 62.192 m2 yüzölçümünde taşınmaz tespit edildiği hususları dikkate alınarak miras bırakan ...’ın mirasçılarına duruşmaya çağrılarak kendilerine seçim tanınması, dava konusu taşınmazlar başında uzman bilirkişi marifetiyle yeniden keşif yapılması, miras bırakan ...’ın mirasçılarının uygun şekilde yapacağı seçim hakkına göre dava konusu taşınmazlardan toplam 37.808 m2 yüzölçümündeki yerin adlarına payları oranında, geriye kalan taşınmazlar ve bölümlerinin ise tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ... ve arkadaşlarına iadesine, 14.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı taraf adına aynı çalışma bölgesi içerisinde belgesizden 100 dönümden fazla yer tespit edildiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı taraf adına belgesizden dava dışı 977, 1339, 1884, 2608 ve 3811 parsel sayılı toplam 62.192 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tespit edilerek kesinleştiği, dava dışı 947, 959, 976, 994, 1278, 1306 ve 1855 parsel sayılı taşınmazların ise 1937 tarihli vergi kayıtlarına dayanılarak tespit edilerek kesinleştiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
Davalı Hazine'nin tutunduğu 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca 1964 yılında oluşan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olduğu konusunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. Dava konusu taşınmazların davacı ... ve arkadaşlarının miras bırakanı ...’nın zilyetliğinde iken 1951 yılında ölümüyle mirasçıları davacı ... ve arkadaşlarına kaldığı, davacı ... ve arkadaşlarının davalı Hazine'nin tapu kayıtlarının oluştuğu tarihten geriye doğru 20 yılı aşan eklemeli zilyetliğinin bulunduğu halde 20 yıla varan müstakil zilyetliğinin bulunmadığı, miras bırakanın mirasçıları adına belgesizden toplam 62.192 m2 yüzölçümünde taşınmaz tespit edildiği hususları dikkate alınarak miras bırakan ...’ın mirasçılarına duruşmaya çağrılarak kendilerine seçim tanınması, dava konusu taşınmazlar başında uzman bilirkişi marifetiyle yeniden keşif yapılması, miras bırakan ...’ın mirasçılarının uygun şekilde yapacağı seçim hakkına göre dava konusu taşınmazlardan toplam 37.808 m2 yüzölçümündeki yerin adlarına payları oranında, geriye kalan taşınmazlar ve bölümlerinin ise tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ... ve arkadaşlarına iadesine, 14.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.