‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/224 K.2012/3091

Esas No: 2012/224 · Karar No: 2012/3091 · Karar Tarihi: 26.04.2012
Özet: (1) Taraflar arasında taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin dava; (2) Mahkeme, davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını kabul ederek davayı reddetti ve kararını bozma kararı alarak harcın iadesini hükmedti.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir.

İncelenen dava dosyası kapsamı ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 753 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan ortaklığın giderilmesi davası sonunda, taşınmazdaki ortaklığın satılarak giderilmesine karar verildiği, kararın 24.03.2010 tarihinde kesinleştiği, şu halde taraflar arasında derdest ve görülmekte olan ortaklığın giderilmesine ilişkin bir davanın bulunmadığı, bu olgular gözetildiğinde somut olayda usulün 567. maddesi hükmünde söz edilen ön mesele sorunun da olmadığı belirlenmiştir.

Hukukumuzda aidiyetin tespitine ilişkin davalar kendine özgü nitelikte bir dava olup, dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; davacı tarafın dava açmakta hukuksal yararının bulunmadığının kabulü gerekir. Somut olayda, davacının haksız zenginleşme hükümlerine göre dava açılabileceği tartışmasızdır. Bu nitelikteki dava ise eda davası niteliğindedir. Öğretide ve uygulamada eda davası açılmasının mümkün bulunduğu hallerde tespit davasının açılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Kural olarak, hukuki yarar dava koşuludur. Az yukarıda saptanan hukuksal olgular dikkate alındığında somut olayda dava koşulu gerçekleşmemiştir.

Hal böyle olunca; mahkemece bu hukuksal olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 26.04.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı ... vekiline tebliğ edilmiş ve Belediye vekilince temyiz yoluna başvurulmamıştır.

Davacının temyizi ücreti vekalete yöneliktir.

Daire çoğunluğu temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenine bakmaksızın davanın hak düşürücü sürede açılmadığı ve bu nedenle reddi gerektiği gerekçesiyle temyiz eden davacının aleyhine kararın bozulması görüşü sardedilmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; HUMK'nun 237. maddesi gereğince kesin hüküm bütün mahkemeleri bağlayıcı olduğu gibi yasama ve yürütme organları ile idare kesinleşen kararlara uymak zorundadır. Aynı sonuç 6100 sayılı HMK'nun 303. maddesinde de kabul edilmiştir.

Öte yandan HUMK.'nun 74. maddesi gereğince hakim her iki tarafın iddia ve savunmasıyla bağlı olduğundan istekten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. 6100 sayılı HMK'nun 26/2. maddesinde işaret edilen istisnalar dışında hakim talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.

Somut olaya gelince; mahkemece dava kabul edilmiş olup, karar davalı yanca temyiz edilmemekle davalı açısından kesinleşmiş bulunmaktadır. Keza, davacının temyiz itirazı sadece ücreti vekalete dönük olmakla ücreti vekalet dışında kalan konularda davacı açısından kesinleşmiş olmaktadır. Böyle bir durumdan temyiz mercii kesinleşen hususlarda inceleme yapma yetkisine sahip değildir. Aksinin kabulü amir hüküm olan HMK'nun 303 (HUMK 237) ve HMK'nun 26 (HUMK 74) maddelerine aykırılık oluşturur.

O halde mahkeme kararının onanması gerekir iken, yazılı gerekçeyle temyiz edenin aleyhine olacak şekilde bozma nedeni olarak gösterilen çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?