‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/581 K.2011/2580

Esas No: 2011/581 · Karar No: 2011/2580 · Karar Tarihi: 19.04.2011
Özet: (1) Taraflar arasında taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti konusundaki uyuşmazlık; (2) Mahkeme, hukuki yararın yokluğunu kabul ederek davayı reddetti ve kararını bozdu, 91,05 TL harcın iadesine hükmetti.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.

Toplanan delillerden; davacı tarafın taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemi ile 01.09.2008 tarihinde görülen davayı açtığı, ne var ki dava konusu muhdesatın üzerinde yer aldığı 419 ve 422 parsel sayılı ve 217 ada 19 parsel sayılı taşınmaz hakkında taraflar arasında Kırıkhan Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davasının 25.06.2008 tarihinde sonuçlandığı, taşınmazdaki ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verildiği ve hükmün Yargıtay denetiminden geçerek 08.06.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.

Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur ve davanın açıldığı sırada var olması gerektiği gibi hüküm kesinleşinceye kadar da varlığını sürdürmelidir.

Somut olaya gelince; taşınmaza yönelik ortaklığın giderilmesi davası sonunda verilen hüküm görülen davanın yargılaması sırasında kesinleşmiştir. Şu halde hukuki yararın da bu davanın kesinleşmesi ile (yargılama sırasında) ortadan kalktığının kabulü gerekir. Bu durumda davacı tarafın taşınmazdaki muhdesat nedeniyle eda nitelikli sebepsiz zenginleşme davası açabileceği kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; mahkemece hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, az yukarıda adı geçen davalının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen 91,05 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 19.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?