Yargıtay 7. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/4879 K.2012/7414
Özet: (1) Taraflar arasında taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti için açılan dava; (2) Mahkeme, hukuki yararın bulunmadığını belirterek davayı reddetti ve kararını onayladı.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
İncelenen dava dosyası kapsamı duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre taraflar arasında görülen Şile Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/523 esas 2008/616 karar sayılı ortaklığın giderilmesine ilişkin davanın sonuçlanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur ve davanın açıldığı sırada var olması gerektiği gibi hüküm kesinleşinceye kadar da varlığını sürdürmelidir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya halen görülmekte olan bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK'nun 567 ve Kamulaştırma Kanunun 19. maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacıların tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; yukarıda belirtilen gerekçelere göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ve arkadaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 01.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Dava, taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
İncelenen dava dosyası kapsamı duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre taraflar arasında görülen Şile Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/523 esas 2008/616 karar sayılı ortaklığın giderilmesine ilişkin davanın sonuçlanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur ve davanın açıldığı sırada var olması gerektiği gibi hüküm kesinleşinceye kadar da varlığını sürdürmelidir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya halen görülmekte olan bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK'nun 567 ve Kamulaştırma Kanunun 19. maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacıların tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; yukarıda belirtilen gerekçelere göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ve arkadaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 01.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.