Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/2965 K.2012/16986
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/9. maddesine aykırılıktan ... hakkında 97.237,18 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/11/2009 tarihli ve 2009/2466-2567 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun süre yönünden reddine ilişkin Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/05/2011 tarihli ve 2009/1971 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2011 tarihli ve 2011/157 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.11.2011 gün ve 58402 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2012 gün ve KYB. 2011-388188 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 20. maddesinde "13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır" hükmünün yer alması karşısında, Ankara Valiliği İl Emniyet Müdtürlüğünün 20/06/2011 tarihli yazısından, idari yaptırım kararının tebliğ edildiği 23/11/2009 tarihinde muterizin yurtdışında olduğu ve tebliğin anılan madde hükümlerine uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından, başvurunun süresinde yapıldığının kabulü gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.,7.2011 gün ve 2011/157 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309 maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 22.05.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 20. maddesinde "13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır" hükmünün yer alması karşısında, Ankara Valiliği İl Emniyet Müdtürlüğünün 20/06/2011 tarihli yazısından, idari yaptırım kararının tebliğ edildiği 23/11/2009 tarihinde muterizin yurtdışında olduğu ve tebliğin anılan madde hükümlerine uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından, başvurunun süresinde yapıldığının kabulü gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.,7.2011 gün ve 2011/157 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309 maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 22.05.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.