Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/21859 K.2012/26045
Özet: Uyuşmazlık, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na aykırılık suçundan sanığın adli para cezasının miktarı ve uygulanmasıyla ilgilidir; mahkeme, Yüksek Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebini kabul ederek Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesi’nin kararını bozmaya karar vermiştir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'nın, 5846 sayılı Kanun'un 89/9-1-a maddesi gereğince temel ceza olarak 6.104,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak 4.069,00 yeni Türk lirası, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 3.390,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 22/09/2008 tarihli ve 2007/690 esas, 2008/1104 sayılı sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01/06/2012 gün ve 32676 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2012 gün ve KYB. 2012-158942 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
1- Mahkûmiyet hükmü kurulurken sanığın savunmasının alınmamasında,
2- 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a maddesinde öngörülen 5.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2. maddesi gereğince artırılamayacağı, 5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4. maddesinin de 31/12/2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12/03/2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a maddesi uyarınca 6.104,00 yeni Türk lirası temel adlî para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde,
3- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- 1 nolu bende yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 3. Çocuk Ceza Mahkemesi'nin 22/09/2008 gün ve 2007/690 Esas, 2008/1104 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına,
2- Kanun yararına bozma talebinin 1 nolu bendi uyarınca bozma yapılmakla 2 ve 3 nolu bentlere yönelik inceleme yapılmasına yer olmadığına, 17/10/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
1- Mahkûmiyet hükmü kurulurken sanığın savunmasının alınmamasında,
2- 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a maddesinde öngörülen 5.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2. maddesi gereğince artırılamayacağı, 5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4. maddesinin de 31/12/2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12/03/2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a maddesi uyarınca 6.104,00 yeni Türk lirası temel adlî para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde,
3- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- 1 nolu bende yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 3. Çocuk Ceza Mahkemesi'nin 22/09/2008 gün ve 2007/690 Esas, 2008/1104 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına,
2- Kanun yararına bozma talebinin 1 nolu bendi uyarınca bozma yapılmakla 2 ve 3 nolu bentlere yönelik inceleme yapılmasına yer olmadığına, 17/10/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.