Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/8458 K.2012/1750
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet suçundan adli para cezası ile cezalandırılması kararının kanun yararına bozulması talebidir; mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemini reddederek Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesi’nin 12/11/2008 tarihli kararını bozmamaya karar vermiştir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'nin, anılan Kanun'un 89/9-1/a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3, 62. maddeleri gereğince 3.655,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair BAKIRKÖY 3.Çocuk Mahkemesinin 12/11/2008 tarihli ve 2008/384 esas, 2008/1340 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 24.06.2011 gün ve 36085 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2011 gün ve KYB. 2011-241847 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın savunması alınmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında,
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a maddesinde öngörülen 5.000 yeni Türk lirası adlî para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2. maddesi gereğince artırılamayacağı, 5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4. maddesinin de 31/12/2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12/03/2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a maddesi uyarınca 6.580 yeni Türk lirası temel adlî para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde,
5278 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-İhbarnamenin 2 ve 3. paragrafında bulunan kanun yararına bozma düşüncesine yönelik olarak yapılan incelemede,
Mahkemece hüküm kurulurken para cezasının belirlenmesinde takdir hakkı kullanılmış olup, kararda 765 sayılı TCK'nun ek 2. maddesi ile 5252 sayılı yasanın uygulandığına dair bir gerekçe gösterilmediği ayrıca sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun tartışılmaması takdir hakkına yönelik olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2-İhbarnamenin 1. paragrafında bulunan düşünceye yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 12.11.2008 gün ve 2008/384 E, 2008/1340 K sayılı kararının CMK'nun 309/4-c maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine 09.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın savunması alınmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında,
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a maddesinde öngörülen 5.000 yeni Türk lirası adlî para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2. maddesi gereğince artırılamayacağı, 5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4. maddesinin de 31/12/2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12/03/2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a maddesi uyarınca 6.580 yeni Türk lirası temel adlî para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde,
5278 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-İhbarnamenin 2 ve 3. paragrafında bulunan kanun yararına bozma düşüncesine yönelik olarak yapılan incelemede,
Mahkemece hüküm kurulurken para cezasının belirlenmesinde takdir hakkı kullanılmış olup, kararda 765 sayılı TCK'nun ek 2. maddesi ile 5252 sayılı yasanın uygulandığına dair bir gerekçe gösterilmediği ayrıca sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun tartışılmaması takdir hakkına yönelik olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2-İhbarnamenin 1. paragrafında bulunan düşünceye yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 12.11.2008 gün ve 2008/384 E, 2008/1340 K sayılı kararının CMK'nun 309/4-c maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine 09.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.