Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/18822 K.2012/26056
Özet: Uyuşmazlık, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na aykırılık suçundan sanığın adli para cezası ile cezalandırılması kararıyla ilgiliydi; mahkeme, Yüksek Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebini kabul ederek Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesi’nin 2008/437 ve 2008/1123 kararlarını bozmaya karar verdi.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'ın anılan Kanun'un 81/9-1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 3.390,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 22/09/2008 tarihli ve 2008/437 esas, 2008/1123 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 07.05.2012 gün ve 27137 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2012 gün ve KYB. 2012-132621 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1/a maddesinde öngörülen 5.000,00 yeni Türk lirası adli para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2. maddesi gereğince artırılamayacağı, 5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4. maddesinin de 31/12/2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12/03/2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1/a maddesi uyarınca 6.104,00 yeni Türk lirası temel adli para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde,
2-5728 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında,
3-Sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-3 nolu bende yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 22.09.2008 gün ve 2008/437 esas, 2008/1123 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına,
2-Kanun yararına bozma talebinin 3 nolu bendi uyarınca bozma yapılmakla 1 ve 2 nolu bentlere yönelik inceleme yapılmasına yer olmadığına, 17.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1/a maddesinde öngörülen 5.000,00 yeni Türk lirası adli para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2. maddesi gereğince artırılamayacağı, 5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4. maddesinin de 31/12/2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12/03/2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1/a maddesi uyarınca 6.104,00 yeni Türk lirası temel adli para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde,
2-5728 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında,
3-Sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-3 nolu bende yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 22.09.2008 gün ve 2008/437 esas, 2008/1123 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına,
2-Kanun yararına bozma talebinin 3 nolu bendi uyarınca bozma yapılmakla 1 ve 2 nolu bentlere yönelik inceleme yapılmasına yer olmadığına, 17.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.