Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/647 K.2012/27382
Özet: Uyuşmazlık, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun hükümlerine aykırı olarak zimmet suçu işlenip işlenmediği ve ilgili mahkeme yetkililiğinin belirlenmesiyle ilgilidir; Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek kararını bozdu ve davayı yeniden değerlendirmeye yöneltti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4389 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-) 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4. madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinde "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer Ağır Ceza Mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir." hükmü getirilmiştir. Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HSYK'nun 15.01.2004 gün ve 2 sayılı Kararı, 610 sayılı kararı kaldırarak İstanbul için 8. Ağır Ceza, diğer iller için 2 no'lu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 164. maddesinde de 4389 sayılı yasanın, 5020 sayılı yasanın 26. maddesi ile değişik 24/4. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.04.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 1'inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiğinden dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin gerekmesi,
2-) 5237 sayılı yasanın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun yürürlük ve uygulama şekli hakkındaki kanunun 9/3. maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın bütün hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle sanık yararına olan yasanın belirlenip bir bütün halinde uygulanması ve bu hususun temyiz denetimine olanak verecek şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
3-) 4389 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 23.06.1999 tarihinden sonra gerçekleşen suça konu zimmet miktarının 169 YTL olduğu gözetilerek 5411 sayılı yasanın 160/6 maddesi gereğince değer azlığı indiriminin uygulanmaması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4389 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-) 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4. madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinde "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer Ağır Ceza Mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir." hükmü getirilmiştir. Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HSYK'nun 15.01.2004 gün ve 2 sayılı Kararı, 610 sayılı kararı kaldırarak İstanbul için 8. Ağır Ceza, diğer iller için 2 no'lu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 164. maddesinde de 4389 sayılı yasanın, 5020 sayılı yasanın 26. maddesi ile değişik 24/4. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.04.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 1'inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiğinden dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin gerekmesi,
2-) 5237 sayılı yasanın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun yürürlük ve uygulama şekli hakkındaki kanunun 9/3. maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın bütün hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle sanık yararına olan yasanın belirlenip bir bütün halinde uygulanması ve bu hususun temyiz denetimine olanak verecek şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
3-) 4389 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 23.06.1999 tarihinden sonra gerçekleşen suça konu zimmet miktarının 169 YTL olduğu gözetilerek 5411 sayılı yasanın 160/6 maddesi gereğince değer azlığı indiriminin uygulanmaması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.