Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/15375 K.2013/10464
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların yağma, örgüt kurmak ve yönetmek, 6136 sayılı yasaya aykırılık suçlarıyla ilgili mahkumiyet kararlarının temyiz edilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek, hükümlerin geçerli olduğunu ve yeniden inceleme yapılmayacağını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, Yağmaya kalkışma, Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... ile savunmanı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; sanık ... ve savunmanı duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulanmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız, sanık ... yönünden duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince kurulan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararın, aynı Yasa maddesinin 12. fıkrası gereğince temyizi olanaklı olmayıp itirazı olanaklı kararlardan olması nedeniyle ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesi uyarınca, sanık savunmanı yönünden yasa yolu ile merciinde yanılmanın yasa yoluna başvuru hakkını ortadan
./..
-2-
kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, adı geçen sanık yönünden dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
Sanıklar ... ve ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezaların sürelerine göre; sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin süresinden sonra ileri sürüldüğü için 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421. maddeleri gereğince REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, sanık ... savunmanının temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
III- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçundan kurulan hükümlere yönelik ve katılan ...’a yönelik yağma suçu için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; katılan ...’e yönelik yağma suçu için sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; katılan ...’e yönelik sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet; sanıklar ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede:
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... hakkında, yağma suçları yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan değerlendirilmede;
Katılanlar ... ve ...’e yönelik yağma suçlarının işyerlerinde işlendiği ve bu nedenle suça katılan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
./..
-3-
Sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre, belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği,
Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların eleştiri dışında doğru olarak belirlendiği,
Anlaşıldığından, sanık ... ve ... ile savunmanlarının, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanlarının ve sanık ...’in temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanı Avukat ...’nun duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan ve sanık ... hakkında yağma suçları yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün tebliğname gibi kısmen uygun olarak ONANMASINA,
IV- Katılan ...’e yönelik sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Bozmanın (V-2) başlığı ve bendi ışığında; sübut bulan somut eylemde, sanığın suç örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmadan, babasının katılandan olan alacağının tahsili için örgütten yardım aldığı ve bu bağlamda örgüt mensubu konumu olmadığı, adli sicil kaydına göre de kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-9. madde ve fıkralarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
./..
-4-
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden 6237 sayılı TCK’nın 58/6-9. madde ve fıkralarının uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
V- Sanık ... ve ... hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçundan kurulan hükme yönelik; mağdur ...’a yönelik yağmaya kalkışma suçu için sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet; katılan ...’a yönelik yağma suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; katılan ...’e yönelik yağma suçu için sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede:
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... için duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan değerlendirmede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık ...’ın Cumhuriyet savcısı tarafından alınan 28.02.2007 tarihli ifadesinde “Sanık ...’ın örgütü içerisinde bulunduğunu ve silah taşıdığını, bu örgütü açığa çıkarmak için oluşumun içerisinde yer aldığını, Burdur Kaçakçılık Şube Müdürü ile irtibat kurduğunu, kendisine ne yapabileceğini sorduğunu, amacının örgütün açığa çıkartılması ve çökertilmesi olduğunu” belirtmiş olması karşısında; sanığın bu savunması doğrultusunda kolluk makamlarından araştırma yapılarak, sonucuna göre; adı geçen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Oluşa, dosya içeriğine ve toplanan kanıtlara göre, sanık ... ’ın babası ile aynı şirketin ortakları ve ekonomik çıkarlarının birbirleri ile bağlantılı olduğu; babasının katılan ...’den alacağını tahsil edememesi
./..
-5-
üzerine, bu tahsilatın gerçekleştirilmesi için sanık ...’den yardım istediği ve sanık ... ile birlikte katılana yönelik zor kullanılması suretiyle senet imzalattırıldığı biçiminde gelişen somut olayda; sanık ... ’ın suç örgütü içerisinde fikirsel ve eylemsel şekilde yer almadığı, örgüt lideri, yöneticisi ve üyeleri ile hiyerarşik boyutta bağlantısının bulunmadığı, tahsilat konusunda örgütün aktif ve tesirli üyesi sanık ...’dan yardım aldığı ve bu doğrultuda örgüt suçuna yönelik sübut bulan eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasına uyduğu düşünülmeden aynı Yasa maddesinin 2 ve 3. fıkralarından mahkumiyetine hükmedilmesi ve bozma nedenine göre, 5237 sayılı 58/6-9 madde ve fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
3- Mağdur ...’a yönelik yağmaya kalkışma suçu için sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin kanıtlar değerlendirildiğinde; mağdur ve adı geçen sanığın aşamalardaki ifadeleri doğrultusunda, ... Köyü’nde hayvan yetiştiriciliği yapan ... isimli şahsın tanık sıfatıyla dinlenilmesi; suça konu senede dayalı 6.500 Türk Lirası alacağın hukuka dayalı ilişki çerçevesinde ... tarafından sanık ...’e devir edilip edilmediğinin araştırılması, sanığın savunmasında bahsi geçen icra dosyasının mevcut ise onaylı suretinin getirtilmesi ve elde edilecek yeni kanıtlar ışığında, suç vasfının yeniden tayin ve takdiri gerekirken; sübut bulduğu kabul edilen yağamaya kalkışma suçuna ilişkin kanıtların neler olduğu ve bu kanıtların içerikleri açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı biçimde hüküm kurulması; kabul ve uygulamaya göre de, suçun işlenmesi sırasında silah kullanıldığı ve bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Katılan ...’a yönelik yağma suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin kanıtlar değerlendirildiğinde; Isparta Emniyet Müdürlüğü’nün 30.01.2007 tarihli fezlekesi ekinde, katılan ...’a yönelik suçla ilgili düzenlenen soruşturma evrakı arasında bulunan 29.01.2007 tarihli genel adli muayene raporunda, “2 ay 15 gün kadar önce darp edilmiş, sol dirsekte hareket kısıtlığı mevcut, hayati tehlikesi yoktur” yazılmış olduğunun anlaşılması karşısında; soruşturma aşamasında katılanın polise verdiği 27.01.2007 tarihli ifadede “Suç tarihinin 02.11.2006 olduğunu, sanıklar tarafından darp edilmesi üzerine, Burdur Devlet Hastanesi’nde bir gün süreyle tedavi gördüğünü, hastane polisine düşerek yaralandığını söylediğini, sanıkların kendisine zarar vereceklerini ve bu nedenle korktuğunu şikayetçi olmaktan çekindiğini” belirttiği; sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmedikleri, sadece sanık ...’ın “Mağdurun alkollü olarak dükkanına geldiğini ve tartıştıklarını”
./..
-6-
söylediği; aynı sanığın telefon dinleme kayıtlarından, örgüt üyesi ...’ı arayıp “Burdur’daki ...’u indirdik” şeklinde beyanda bulunduğu, örgüt üyesi ...’ın bu görüşmenin varlığını inkar ettiği dikkate alındığında; katılanın suç isnadına ilişkin anlatımının doğruluğunun tespiti için Burdur Devlet Hastanesi kayıtlarından, katılana ait olay tarihli muayene, teşhis ve tedavi bilgilerini içeren belge örneklerinin getirtilmesi ve elde edilecek bilgi ve kanıtlar ile katılanın iddiasının örtüşüp örtüşmediğinin saptanması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
5- Katılan ...’e yönelik yağma suçu için sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin kanıtlar değerlendirildiğinde; Cumhuriyet savcısının bu suça ilişkin esas hakkındaki görüşünde, sanık ...’in katılandan zorla senet alma eylemine bizzat katılmadığı ve sanığın 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “örgüt lideri” olması sıfatı ile bu suçtan asli fail gibi cezalandırılmasını talep ettiği; mahkemenin gerekçesinde ise katılandan zorla senet alma eyleminin, bizzat sanıklar ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edildiği anlaşılmıştır. Adı geçen katılanın polis tarafından alınan ifadesinde “Eylem sırasında sanık ...’in olayın gerçekleştirildiği dükkanda bulunduğunu, suça katılmadığını ve olay yerinden bir otomobil ile ayrılıp gittiğini” söylediği; mahkemede ise “Polisteki ifadesinin doğru olduğunu” söylemiş, ancak olayı ayrıntılı biçimde anlatırken sanık ...’den bahsetmemiştir. Sanık ...’in suç örgütünün lideri olmadığı ve örgütün üyesi biçiminde bir pozisyonunun olduğu kabul edildiğine göre, asli ya da fer’i olarak bizzat katılmadığı ya da azmettiricisi olmadığı bir suçtan 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 5. fıkrası kapsamında sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında, adı geçen sanığın bu eylem içindeki yerinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, buna ilişkin kanıtların neler olduğunun ve sübut için hangi kanıtın diğerine üstün tutulduğunun karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması; kabul ve uygulamaya göre de, suçun işyerinde işlendiği ve bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ...
./..
-7-
savunmanı Avukat ...’nun duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... için duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 08.05.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
...
SUÇ: Yağma, Yağmaya kalkışma, Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... ile savunmanı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; sanık ... ve savunmanı duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulanmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız, sanık ... yönünden duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince kurulan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararın, aynı Yasa maddesinin 12. fıkrası gereğince temyizi olanaklı olmayıp itirazı olanaklı kararlardan olması nedeniyle ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesi uyarınca, sanık savunmanı yönünden yasa yolu ile merciinde yanılmanın yasa yoluna başvuru hakkını ortadan
./..
-2-
kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, adı geçen sanık yönünden dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
Sanıklar ... ve ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezaların sürelerine göre; sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin süresinden sonra ileri sürüldüğü için 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421. maddeleri gereğince REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, sanık ... savunmanının temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
III- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçundan kurulan hükümlere yönelik ve katılan ...’a yönelik yağma suçu için sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; katılan ...’e yönelik yağma suçu için sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; katılan ...’e yönelik sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet; sanıklar ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede:
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... hakkında, yağma suçları yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan değerlendirilmede;
Katılanlar ... ve ...’e yönelik yağma suçlarının işyerlerinde işlendiği ve bu nedenle suça katılan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
./..
-3-
Sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre, belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği,
Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların eleştiri dışında doğru olarak belirlendiği,
Anlaşıldığından, sanık ... ve ... ile savunmanlarının, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanlarının ve sanık ...’in temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanı Avukat ...’nun duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan ve sanık ... hakkında yağma suçları yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün tebliğname gibi kısmen uygun olarak ONANMASINA,
IV- Katılan ...’e yönelik sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Bozmanın (V-2) başlığı ve bendi ışığında; sübut bulan somut eylemde, sanığın suç örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmadan, babasının katılandan olan alacağının tahsili için örgütten yardım aldığı ve bu bağlamda örgüt mensubu konumu olmadığı, adli sicil kaydına göre de kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-9. madde ve fıkralarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
./..
-4-
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden 6237 sayılı TCK’nın 58/6-9. madde ve fıkralarının uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
V- Sanık ... ve ... hakkında suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçundan kurulan hükme yönelik; mağdur ...’a yönelik yağmaya kalkışma suçu için sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet; katılan ...’a yönelik yağma suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet; katılan ...’e yönelik yağma suçu için sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede:
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... için duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan değerlendirmede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık ...’ın Cumhuriyet savcısı tarafından alınan 28.02.2007 tarihli ifadesinde “Sanık ...’ın örgütü içerisinde bulunduğunu ve silah taşıdığını, bu örgütü açığa çıkarmak için oluşumun içerisinde yer aldığını, Burdur Kaçakçılık Şube Müdürü ile irtibat kurduğunu, kendisine ne yapabileceğini sorduğunu, amacının örgütün açığa çıkartılması ve çökertilmesi olduğunu” belirtmiş olması karşısında; sanığın bu savunması doğrultusunda kolluk makamlarından araştırma yapılarak, sonucuna göre; adı geçen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Oluşa, dosya içeriğine ve toplanan kanıtlara göre, sanık ... ’ın babası ile aynı şirketin ortakları ve ekonomik çıkarlarının birbirleri ile bağlantılı olduğu; babasının katılan ...’den alacağını tahsil edememesi
./..
-5-
üzerine, bu tahsilatın gerçekleştirilmesi için sanık ...’den yardım istediği ve sanık ... ile birlikte katılana yönelik zor kullanılması suretiyle senet imzalattırıldığı biçiminde gelişen somut olayda; sanık ... ’ın suç örgütü içerisinde fikirsel ve eylemsel şekilde yer almadığı, örgüt lideri, yöneticisi ve üyeleri ile hiyerarşik boyutta bağlantısının bulunmadığı, tahsilat konusunda örgütün aktif ve tesirli üyesi sanık ...’dan yardım aldığı ve bu doğrultuda örgüt suçuna yönelik sübut bulan eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasına uyduğu düşünülmeden aynı Yasa maddesinin 2 ve 3. fıkralarından mahkumiyetine hükmedilmesi ve bozma nedenine göre, 5237 sayılı 58/6-9 madde ve fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
3- Mağdur ...’a yönelik yağmaya kalkışma suçu için sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin kanıtlar değerlendirildiğinde; mağdur ve adı geçen sanığın aşamalardaki ifadeleri doğrultusunda, ... Köyü’nde hayvan yetiştiriciliği yapan ... isimli şahsın tanık sıfatıyla dinlenilmesi; suça konu senede dayalı 6.500 Türk Lirası alacağın hukuka dayalı ilişki çerçevesinde ... tarafından sanık ...’e devir edilip edilmediğinin araştırılması, sanığın savunmasında bahsi geçen icra dosyasının mevcut ise onaylı suretinin getirtilmesi ve elde edilecek yeni kanıtlar ışığında, suç vasfının yeniden tayin ve takdiri gerekirken; sübut bulduğu kabul edilen yağamaya kalkışma suçuna ilişkin kanıtların neler olduğu ve bu kanıtların içerikleri açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı biçimde hüküm kurulması; kabul ve uygulamaya göre de, suçun işlenmesi sırasında silah kullanıldığı ve bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Katılan ...’a yönelik yağma suçu için sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin kanıtlar değerlendirildiğinde; Isparta Emniyet Müdürlüğü’nün 30.01.2007 tarihli fezlekesi ekinde, katılan ...’a yönelik suçla ilgili düzenlenen soruşturma evrakı arasında bulunan 29.01.2007 tarihli genel adli muayene raporunda, “2 ay 15 gün kadar önce darp edilmiş, sol dirsekte hareket kısıtlığı mevcut, hayati tehlikesi yoktur” yazılmış olduğunun anlaşılması karşısında; soruşturma aşamasında katılanın polise verdiği 27.01.2007 tarihli ifadede “Suç tarihinin 02.11.2006 olduğunu, sanıklar tarafından darp edilmesi üzerine, Burdur Devlet Hastanesi’nde bir gün süreyle tedavi gördüğünü, hastane polisine düşerek yaralandığını söylediğini, sanıkların kendisine zarar vereceklerini ve bu nedenle korktuğunu şikayetçi olmaktan çekindiğini” belirttiği; sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmedikleri, sadece sanık ...’ın “Mağdurun alkollü olarak dükkanına geldiğini ve tartıştıklarını”
./..
-6-
söylediği; aynı sanığın telefon dinleme kayıtlarından, örgüt üyesi ...’ı arayıp “Burdur’daki ...’u indirdik” şeklinde beyanda bulunduğu, örgüt üyesi ...’ın bu görüşmenin varlığını inkar ettiği dikkate alındığında; katılanın suç isnadına ilişkin anlatımının doğruluğunun tespiti için Burdur Devlet Hastanesi kayıtlarından, katılana ait olay tarihli muayene, teşhis ve tedavi bilgilerini içeren belge örneklerinin getirtilmesi ve elde edilecek bilgi ve kanıtlar ile katılanın iddiasının örtüşüp örtüşmediğinin saptanması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
5- Katılan ...’e yönelik yağma suçu için sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin kanıtlar değerlendirildiğinde; Cumhuriyet savcısının bu suça ilişkin esas hakkındaki görüşünde, sanık ...’in katılandan zorla senet alma eylemine bizzat katılmadığı ve sanığın 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “örgüt lideri” olması sıfatı ile bu suçtan asli fail gibi cezalandırılmasını talep ettiği; mahkemenin gerekçesinde ise katılandan zorla senet alma eyleminin, bizzat sanıklar ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edildiği anlaşılmıştır. Adı geçen katılanın polis tarafından alınan ifadesinde “Eylem sırasında sanık ...’in olayın gerçekleştirildiği dükkanda bulunduğunu, suça katılmadığını ve olay yerinden bir otomobil ile ayrılıp gittiğini” söylediği; mahkemede ise “Polisteki ifadesinin doğru olduğunu” söylemiş, ancak olayı ayrıntılı biçimde anlatırken sanık ...’den bahsetmemiştir. Sanık ...’in suç örgütünün lideri olmadığı ve örgütün üyesi biçiminde bir pozisyonunun olduğu kabul edildiğine göre, asli ya da fer’i olarak bizzat katılmadığı ya da azmettiricisi olmadığı bir suçtan 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 5. fıkrası kapsamında sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında, adı geçen sanığın bu eylem içindeki yerinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, buna ilişkin kanıtların neler olduğunun ve sübut için hangi kanıtın diğerine üstün tutulduğunun karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması; kabul ve uygulamaya göre de, suçun işyerinde işlendiği ve bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ...
./..
-7-
savunmanı Avukat ...’nun duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... için duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 08.05.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.