Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/24089 K.2012/13871
Özet: Uyuşmazlık: Hükümlü (ler) hakkında yağma ve 6136 sayılı Yasa’ya aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarının temyiz başvurusu. Mahkeme: Temyiz itirazlarını yerinde görmemiş, usul ve yasaya uygun bulmuş, mahkumiyet kararını onaylamış.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 15.11.2011 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlüye gerekçeli kararın 29.09.2005 tarihinde cezaevi aracılığı ile tebliğ edildiği, hükümlünün 30.06.2005 (05.07.2005) tarihli ek karara karşı herhangi bir temyiz talebinin bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, dosyanın inceleme yapılmaksızın Mahkemesine iadesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
II- Hükümlüler ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Hüküm fıkrasında, 5237 sayılı Yasa ile uygulama yapılarak ve 765 sayılı Yasa lehe bulunarak karar verilirken hükümlüler ... ve ... hakkında aynen infaz edilmesi gereken mahkemenin 07.04.2003 tarihli kararındaki hükümlü ... hakkında 7 yıl 25 ay hapis, hükümlü ... hakkkında 7 yıl 15 ay hapis cezası yerine, sonuç hükmün 7 yıl 6 ay hapis cezası olarak gösterilmesi, yerinde düzeltilmesi maddi hata kabul edilmiş, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, hükümlüler ... ve ...'nın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II- Hükümlü ... hakkında yağma ve 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlü ... hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların uygulanmasını ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması,
2-Yağma eyleminin, silahla, işyerinde, birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a) ve (d) bentleri ile birlikte (c) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Hükümlü ...'ın yer göstermesi sonucu bulunan bir kısım altının ve kolluk görevlilerince yapılan arama sonucu bulunan diğer altınların soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, hükümlü ... hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Hükümlünün, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
5- 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58. maddesinin 6-7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden hükümlü hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
6- 5275 sayılı Yasanın 99/1. maddesi gereğince, hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu ve varlıklarını ayrı ayrı koruyacağı gözetilmeden, cezaların toplanması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
7- 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçunda suç tarihi itibariyle adli para cezasının alt sınırının 216 TL olduğu gözetilmeyerek, fazla adli para cezasına karar verilmesi,
8- Kabule göre de; 5083 sayılı Yasaya 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarında bir Türk Lirasının artıklarının hesaba katılamayacağının ve 1 liranın altında kalan miktarın infazının olanaklı olmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 10.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 15.11.2011 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlüye gerekçeli kararın 29.09.2005 tarihinde cezaevi aracılığı ile tebliğ edildiği, hükümlünün 30.06.2005 (05.07.2005) tarihli ek karara karşı herhangi bir temyiz talebinin bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, dosyanın inceleme yapılmaksızın Mahkemesine iadesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
II- Hükümlüler ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Hüküm fıkrasında, 5237 sayılı Yasa ile uygulama yapılarak ve 765 sayılı Yasa lehe bulunarak karar verilirken hükümlüler ... ve ... hakkında aynen infaz edilmesi gereken mahkemenin 07.04.2003 tarihli kararındaki hükümlü ... hakkında 7 yıl 25 ay hapis, hükümlü ... hakkkında 7 yıl 15 ay hapis cezası yerine, sonuç hükmün 7 yıl 6 ay hapis cezası olarak gösterilmesi, yerinde düzeltilmesi maddi hata kabul edilmiş, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, hükümlüler ... ve ...'nın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II- Hükümlü ... hakkında yağma ve 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlü ... hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların uygulanmasını ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması,
2-Yağma eyleminin, silahla, işyerinde, birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a) ve (d) bentleri ile birlikte (c) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Hükümlü ...'ın yer göstermesi sonucu bulunan bir kısım altının ve kolluk görevlilerince yapılan arama sonucu bulunan diğer altınların soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, hükümlü ... hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Hükümlünün, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
5- 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58. maddesinin 6-7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden hükümlü hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
6- 5275 sayılı Yasanın 99/1. maddesi gereğince, hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu ve varlıklarını ayrı ayrı koruyacağı gözetilmeden, cezaların toplanması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
7- 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçunda suç tarihi itibariyle adli para cezasının alt sınırının 216 TL olduğu gözetilmeyerek, fazla adli para cezasına karar verilmesi,
8- Kabule göre de; 5083 sayılı Yasaya 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarında bir Türk Lirasının artıklarının hesaba katılamayacağının ve 1 liranın altında kalan miktarın infazının olanaklı olmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 10.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.