Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/15326 K.2012/21103
Özet: Uyuşmazlık konusu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine sanığın yağma suçundan önceki hapis cezasının yeniden hesaplanıp toplam 12 yıl 16 ay hapis olarak indirilmesi ve bu kararın kanun yararına bozma isteğiyle gözden geçirilmesiydi. Mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısına dayanarak 20/07/2005 tarihli kararını 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca bozmaya ve dosyayı mahalline göndererek yeniden inceleme yapılmasına hükmetti.
Yağma suçundan sanık ...'ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 497/1, 59, 81/1-3, 71. maddeleri uyarınca 24 yıl 12 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İZMİR 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/06/2003 tarihli ve 2002/508 esas, 2003/177 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/l-c-h (iki kez), 150/2 (iki kez), 62/l (iki kez) maddeleri uyarınca toplanarak sonuç olarak 12 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 20/07/2005 tarihli ve 2002/508 esas, 2003/177 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 22/04/2011 gün ve 2011/4726/21396 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/06/2011 gün ve 2011/188565 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 04/07/2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." seklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 150/2. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 522. maddesindeki "hafif ve "pek hafif ölçütleri ile her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliğin bulunmadığı, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar, değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınanların yağmalanan paralarının değerinin az olmadığı halde sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılmasında,
3- 5237 sayılı Kanunda cezaların toplanması öngörülmediği halde iki kez 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılan sanığın cezalarının toplanarak sonuç" cezası 10 yıl 13 ay 10 gün hapis yerine, 12 yıl 16 ay hapis cezası verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.07.2005 gün ve 2002/508 esas, 2003/177 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, kanun yararına bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın mahalline gönderilmesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Anılan Yazıda;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." seklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 150/2. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 522. maddesindeki "hafif ve "pek hafif ölçütleri ile her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliğin bulunmadığı, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar, değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınanların yağmalanan paralarının değerinin az olmadığı halde sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılmasında,
3- 5237 sayılı Kanunda cezaların toplanması öngörülmediği halde iki kez 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılan sanığın cezalarının toplanarak sonuç" cezası 10 yıl 13 ay 10 gün hapis yerine, 12 yıl 16 ay hapis cezası verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.07.2005 gün ve 2002/508 esas, 2003/177 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, kanun yararına bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın mahalline gönderilmesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.