Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/11672 K.2013/22993
Özet: (1) Sanığın, 31 Mayıs 2004’te kimliğini gizleyerek yağma ve yalan beyanda bulunma suçlarından hüküm giymesi; (2) Mahkeme, zamanaşımı nedeniyle ilk suçun düşmesini ve ikinci suç için yeterli kanıt olmadığını kabul ederek hırsızlık kararını bozup sanığı beraat ettirdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi (Kapatılan Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi)
SUÇ: Yağma, kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nın 493/1, 522, 59, 81/1. md. 1 yıl 5 ay 25 gün hp. 765 s. TCK. 343/1, 59, 40. md. 5 ay hp.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-) Sanık hakkında memura yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY'nın 343/2. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen cezanın alt ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 31.05.2004 ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCY’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-) Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya içeriği ile yakınan ve tanık anlatımlarına göre; sanık ve arkadaşının, kapısını zorlayıp kırmak suretiyle yakınanın işyerine girdikleri, 475 TL para, cep bilgisayarı ve yüzüğü aldıktan sonra ilaçları 6 adet çöp poşetine doldurdukları sırada kapısının açık olduğunu görüp içeri giren ve müdahale eden yakınan ... ... ...’ya sanığın arkadaşının tabanca doğrulttuğu, yakınan ... ... ...’nun dışarı kaçıp "hırsız var" diye bağırması üzerine dışarı çıkıp değişik yönlere kaçtıkları, alınan 475 TL para, cep bilgisayarı ve yüzüğün arkadaşı tarafından götürüldüğünün anlaşılması karşısında; sanığın yağma suçunu işlediğinin kanıtlandığı gözetilmeden, hükümlülüğü yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilip yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma, kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nın 493/1, 522, 59, 81/1. md. 1 yıl 5 ay 25 gün hp. 765 s. TCK. 343/1, 59, 40. md. 5 ay hp.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-) Sanık hakkında memura yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY'nın 343/2. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen cezanın alt ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 31.05.2004 ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCY’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-) Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya içeriği ile yakınan ve tanık anlatımlarına göre; sanık ve arkadaşının, kapısını zorlayıp kırmak suretiyle yakınanın işyerine girdikleri, 475 TL para, cep bilgisayarı ve yüzüğü aldıktan sonra ilaçları 6 adet çöp poşetine doldurdukları sırada kapısının açık olduğunu görüp içeri giren ve müdahale eden yakınan ... ... ...’ya sanığın arkadaşının tabanca doğrulttuğu, yakınan ... ... ...’nun dışarı kaçıp "hırsız var" diye bağırması üzerine dışarı çıkıp değişik yönlere kaçtıkları, alınan 475 TL para, cep bilgisayarı ve yüzüğün arkadaşı tarafından götürüldüğünün anlaşılması karşısında; sanığın yağma suçunu işlediğinin kanıtlandığı gözetilmeden, hükümlülüğü yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilip yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.