Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/15005 K.2011/1198
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın yakınları üzerinde gerçekleştirdiği eylemlerin yağma ve yağmaya kalkış suçlarını oluşturup oluşturmadığıdır; mahkeme, bu eylemlerin suç niteliğini yanlış değerlendirdiğini belirterek kararını bozdu. Mahkeme, hükmün tebliğnameye uygun olarak bozulmasına ve sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmolunan cezaların süresine göre sanık savunmanınca yapılan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
A-Sanığın yakınan ...’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B- Sanığın yakınanlar ..., ... ve ...’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, gündüzleyin parkta yürüyen yakınanlar ..., ... ve ...’ı durdurup sert bir şekilde telefonlarını istediği, yakınanlar ... ve ...’un sanığın durumundan korkup telefonlarını verdikleri, sanığın yakınan ...’ın üzerini aradığı ancak alacak bir şey bulamadığı, yakınanlar ... ve ...’un telefonlarnı içerisindeki telefon hatlarını almaları için geri verdiği, yakınan ...’un hattı alıp telefonu tekrar sanığa verdiği, bu sırada sanığın olay yerinden geçen yakınan ...’dan telefonunu vermesini istediği, adı geçen yakınanın vermemesi üzerine onu yumruklayıp bıçakla kovaladığı, yakınanın apartmana girmesi nedeniyle tekrar diğer yakınanların yanına geldiği ve yakınan ...’dan telefonu alıp onlara hitaben ‘polise giderseniz sizi bulup vurur, delik deşik eder öldürürüm’ deyip olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında; sanığın yakınan ...’ya yönelik eyleminin yağma, yakınan ...’a yönelik eyleminin ise yağmaya kalkışma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden suçların nitelendirilmesinde yanılgıya düşerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde kararlar verilmesi,
2- Sanığın yakalandığında, suça konu cep telefonunu satın alan ...'in işyerini göstererek telefonun yakınan ...’ya teslimini sağladığının anlaşılması karşısında; bu yakınana yönelik eyleminde 5237 sayılı TCK’nun 168/3-1. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmolunan cezaların süresine göre sanık savunmanınca yapılan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
A-Sanığın yakınan ...’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B- Sanığın yakınanlar ..., ... ve ...’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, gündüzleyin parkta yürüyen yakınanlar ..., ... ve ...’ı durdurup sert bir şekilde telefonlarını istediği, yakınanlar ... ve ...’un sanığın durumundan korkup telefonlarını verdikleri, sanığın yakınan ...’ın üzerini aradığı ancak alacak bir şey bulamadığı, yakınanlar ... ve ...’un telefonlarnı içerisindeki telefon hatlarını almaları için geri verdiği, yakınan ...’un hattı alıp telefonu tekrar sanığa verdiği, bu sırada sanığın olay yerinden geçen yakınan ...’dan telefonunu vermesini istediği, adı geçen yakınanın vermemesi üzerine onu yumruklayıp bıçakla kovaladığı, yakınanın apartmana girmesi nedeniyle tekrar diğer yakınanların yanına geldiği ve yakınan ...’dan telefonu alıp onlara hitaben ‘polise giderseniz sizi bulup vurur, delik deşik eder öldürürüm’ deyip olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında; sanığın yakınan ...’ya yönelik eyleminin yağma, yakınan ...’a yönelik eyleminin ise yağmaya kalkışma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden suçların nitelendirilmesinde yanılgıya düşerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde kararlar verilmesi,
2- Sanığın yakalandığında, suça konu cep telefonunu satın alan ...'in işyerini göstererek telefonun yakınan ...’ya teslimini sağladığının anlaşılması karşısında; bu yakınana yönelik eyleminde 5237 sayılı TCK’nun 168/3-1. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.