‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/8084 K.2010/2784

Esas No: 2009/8084 · Karar No: 2010/2784 · Karar Tarihi: 18.03.2010
Özet: Uyuşmazlık konusu, gece 2 sıralarında işyerine girerek hırsızlık işlemi yapan sanıkların suçun niteliği ve ilgili yasal hükümlerle değerlendirilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, sanıkların suçtan sorumlu olduğunu kabul ederek hapis cezasına mahkum etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanıkların, gece 2 sıralarında, giriş kapısını kırıp içine girdikleri suç konusu işyerinde hırsızlık suçunu işledikleri ve yakınanın şikayetinin devam ettiğinin anlaşılması karşısında; haklarında zamanaşımı içerisinde TCK.nun 116/2-4, 119/1-c maddelerindeki geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma, 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarından işlem yapılması olanaklı görülmüştür.

Sanık ...’ın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle hükümden önce 15/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Gerekçeli karar başlığına, 17/06/2005 olan suç tarihinin, 20/06/2005 olarak yanlış yazılması,

2-22/05/1987 doğumlu olup suç tarihinde 18 yaşını doldurduğu anlaşılan sanık ... hakkında TCK.nun 31/3. maddesi ile bunun sonucu olarak aynı Yasanın 50/1-a maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

3-Sanık ...’ün yakalandığında, suç konusu malları sattıkları yeri kolluk güçlerine gösterip bir kısmının yakınana geri verilmesi olanağını sağladığının anlaşılması karşısında; yakınanın rızası sorulup sonucuna göre sanıklar hakkında hükmolunan cezalardan TCK.nun 168/1-4. maddesiyle indirim yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

4-Sanıkların uzlaşma hususunda görüşlerine başvurulması amacıyla açıklamalı çağrı kağıdının çıkarılmasına karar verilen 10/02/2006 ve sonraki 18/04/2006 tarihli oturumlarda sanık ...’ın 18 yaşını tamamlamadığının anlaşılması karşısında; 5560 sayılı Yasa ile değişik 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi yollamasıyla, 5271 sayılı CMK.nun 253/4 ve 254. maddeleri gereğince, uzlaşma teklifinin ... olmayan sanık ...’ın kanuni temsilcisine yapılması gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu,

5-Hükümden önce 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin, sanık ... hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,

6-Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. maddesi uyarınca, sanıklar ... ve ... hakkında yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

7-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olan sanık ... hakkında TCK.nun 53. maddesi uygulanmaması,

8-Sanıklardan, neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınması gerekirken, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 18/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?