Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/3712 K.2012/5569
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan dolayı verilen 2 yıl 2 ay 13 gün hapis cezasının hesap hatası ve tekerrür uygulamasındaki eksiklikler nedeniyle temyiz edilmesidir. Mahkeme, hata nedeniyle cezayı 2 yıl 2 ay 12 güne düşürerek ve tekerrür hükümlerini düzelterek kararı bozup yeni hükmü onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 143/1. maddesinin uygulanması sırasında, 1/10 oranında artırım yapılırken 2 yıl 2 ay 12 gün yerine, 2 yıl 2 ay 13 gün hapis verilmesi suretiyle hesap hatası sonucu fazla cezaya hükmedilmesi,
2-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3-) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan en ağır cezadan fazla olamayacağı ve en ağır cezayı içeren ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, üç ilama yer verilmesi suretiyle infazda karışıklığa neden olunması,
Kabul ve uygulamaya göre de; sanığın, Adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan Lüleburgaz Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1039 esas ve 2002/617 karar sayılı ilama konu suçu işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı yasanın 143/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümdeki cezanın “2 yıl 2 ay 12 gün hapis” olarak yazılması; TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm ile 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “2001/1039 esas ve 2002/617 karar ile 2002/274-834 esas ve karar” yazılı kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması; 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 143/1. maddesinin uygulanması sırasında, 1/10 oranında artırım yapılırken 2 yıl 2 ay 12 gün yerine, 2 yıl 2 ay 13 gün hapis verilmesi suretiyle hesap hatası sonucu fazla cezaya hükmedilmesi,
2-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3-) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan en ağır cezadan fazla olamayacağı ve en ağır cezayı içeren ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, üç ilama yer verilmesi suretiyle infazda karışıklığa neden olunması,
Kabul ve uygulamaya göre de; sanığın, Adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan Lüleburgaz Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1039 esas ve 2002/617 karar sayılı ilama konu suçu işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı yasanın 143/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümdeki cezanın “2 yıl 2 ay 12 gün hapis” olarak yazılması; TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm ile 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “2001/1039 esas ve 2002/617 karar ile 2002/274-834 esas ve karar” yazılı kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması; 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.